menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Televizyonlarda barış gazeteciliği: Gazeteciler ve akademisyenler bianet’in rapor lansmanında buluştu

49 0
04.09.2026

IPS İletişim Vakfı/bianet, Civil Rights Defenders’ın (CRD) desteğiyle yayımladığı Prof. Dr. Nazan Haydari’nin “Televizyonlarda Hak Odaklı Barış Haberciliği Peşinde: ‘Suriye’ Gündemi 6 Ocak–6 Şubat 2026” başlıklı araştırmasının lansmanını bugün Atölye BİA’da düzenledi.

Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Sinem Aydınlı ile CRD Program Sorumlusu Sinan Gökçen’in açılış konuşmalarının ardından araştırmanın büyük veri analizini yürüten Summarify ekibi, çalışmanın yöntemini ve geliştirdikleri veri arayüzünü tanıttı.

Haydari de altı televizyon kanalının Suriye gündemini nasıl çerçevelediğine ilişkin bulguları hak odaklı barış gazeteciliği perspektifinden değerlendirdi.

Sunumların ardından gazeteciler, akademisyenler ve medya çalışanları araştırmanın bulgularını tartıştı.

BİANET'TEN YENİ RAPOR

Televizyonlarda Hak Odaklı Barış Haberciliği Peşinde: ‘Suriye’ Gündemi

225 bin cümlelik veri seti nasıl incelendi?

Araştırmanın büyük veri analizini yürüten Summarify ekibinden Uzay Çetin ve Yunus Emre Gündoğmuş, buluşmaya çevrimiçi katılarak çalışmada kullandıkları yöntemi anlattı.

Araştırma kapsamında bir arama ve sorgulama arayüzü de geliştirildi. Arayüz, yayınlarda geçen kelime ve cümleleri aramaya ve ilgili yayın kesitine doğrudan ulaşmaya olanak tanıyor. Kullanıcılar verileri konu, gün ve kanal bazında da karşılaştırabiliyor.

Summarify ekibi, geliştirdikleri altyapının farklı dönem, kanal ve konular üzerine yapılacak araştırmalarda da kullanılabileceğini belirtti.

Haydari: “Televizyon hâlâ çok önemli bir mecra”

Raporun yazarı Prof. Dr. Nazan Haydari, araştırmada 6 Ocak–6 Şubat 2026 arasındaki döneme odaklandıklarını söyledi. Bu dönem, Halep’teki saldırılardan 30 Ocak’ta Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında açıklanan anlaşmanın ardından gelen günlere kadar uzanıyor.

Araştırmaya televizyon yayınlarındaki dili inceleyerek başladığını anlatan Haydari, yalnızca metne bakmanın yeterli olmadığını gördüğünü söyledi:

Televizyon bize sadece metni sunmuyor. Altyazılar, sesler ve görüntüler de var. Askeri görüntüler mi sunuluyor, sivil görüntüler mi paylaşılıyor? Sahadan muhabirlerin verileri kullanılıyor mu? Bütün bunlar haber sürecini yeniden düşünmek için önemli bir alan sunuyor.

Televizyon bize sadece metni sunmuyor. Altyazılar, sesler ve görüntüler de var. Askeri görüntüler mi sunuluyor, sivil görüntüler mi paylaşılıyor? Sahadan muhabirlerin verileri kullanılıyor mu? Bütün bunlar haber sürecini yeniden düşünmek için önemli bir alan sunuyor.

Barış haberciliğinin çoğunlukla yazılı metinler üzerinden tartışıldığını belirten Haydari, televizyon söz konusu olduğunda görsel ve işitsel unsurların da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı:

Televizyon hâlâ Türkiye’de çok önemli bir mecra. Yoğun kullanılıyor, yoğun izleniyor. Sadece dizi değil, haber olarak da. Üstelik yayınlar izlendikten sonra bitmiyor. Sosyal medyada ve farklı mecralarda tekrar tekrar paylaşılıyor.

Televizyon hâlâ Türkiye’de çok önemli bir mecra. Yoğun kullanılıyor, yoğun izleniyor. Sadece dizi değil, haber olarak da. Üstelik yayınlar izlendikten sonra bitmiyor. Sosyal medyada ve farklı mecralarda tekrar tekrar........

© Bianet