menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Soykırımın tanıklığında müzik ve politik sorumluluk

65 0
03.10.2026

Gazze’deki soykırıma karşı müzik endüstrisinden yükselen tepkiler, sanatçıların tavırları kadar konser iptalleri, boykotlar ve dayanışma etkinlikleri üzerinden de tartışılıyor. Bu tartışmalarda dinleyicilerin beklentileriyle müzik sektörünün çalışma koşulları iç içe geçiyor. Sevilen bir sanatçının ne söylediği önem taşırken sözlerinin ardından kimlerin yanında durduğu, hangi sahnelerin ona kapandığı ve hangi ortaklıklarının sürdüğü de dinleyiciyle kurduğu ilişkiyi etkiliyor. Müziği üretenlerle dinleyenler arasındaki bağ, böylece beğeninin ötesinde sorumluluk, tutarlılık ve dayanışma üzerinden yeniden değerlendiriliyor.

Ed Sheeran ile Macklemore etrafında gelişen gerilim, bu ilişkinin yakın tarihli örneklerinden biri. Eylül 2026’da Macklemore’un Filistin’e destek veren konuşmasının ardından Sheeran’ın ABD turnesinden çıkarılması, kararın sorumluluğuna ilişkin bir tartışma başlattı. Sheeran, kararın organizatörden geldiğini ve çözüm bulmaya çalıştığını açıkladı. Ancak turnenin yüzü olan bir sanatçının bu karar karşısında ne ölçüde sorumluluk taşıdığı sorusu yanıtsız kaldı. Aaron Rowe, Beoga, Lukas Graham ve Finneas’ın turne kapsamındaki farklı görevlerinden çekilmesiyle anlaşmazlık, başka müzisyenlerin çalışma ilişkilerini de etkileyen bir dayanışma meselesine dönüştü.

Sahne yalnızca sahne değildir

Bir sanatçının adıyla pazarlanan bir turnede karar yetkisi farklı paydaşlar arasında paylaşılabiliyor. Dinleyici biletini sanatçıyı görmek için alırken konserin gerçekleşmesi organizatöre, mekân işletmesine, sponsorlara ve sözleşmelere bağlı. Bu düzende kamusal sorumlulukla ekonomik yetki aynı elde toplanmıyor.

Macklemore’un turneden çıkarılmasında görünür hâle gelen bu ayrım, Fontaines D.C.’nin 2024’te Filistin’le dayanışma gerekçesiyle Zorlu PSM konserini iptal etmesiyle başka bir yönden ortaya çıktı: Bu kez sanatçılar, sahneye çıkacakları kurumla çalışma ilişkilerini sonlandırdı. Her iki olay da konserin politik anlamının, sahnede söylenen sözlerle birlikte o sahneyi mümkün kılan ilişkilerde oluştuğunu gösteriyor.

Sponsorlar, bu ilişkilerin en görünür aktörlerinden biri. Festival ve konser afişlerinde yer alan şirketler, müzikle özdeşleştirilen yaratıcılık, özgürlük ve kültürel çeşitlilik gibi değerlerden yararlanıyor. Sanatçıların ve dinleyicilerin aynı şirketlerin faaliyetlerini sorgulaması ise bu ilişkinin sınırlarını açığa çıkarabiliyor. Filistin’le dayanışma amacıyla bazı sanatçıların festival programlarından çekilmesinin ardından Barclays’in 2024’te bazı Live Nation festivalleriyle sponsorluk ilişkisini........

© Bianet