menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alkis Alkaios: Yunanistan’ın görünmeyen söz yazarı

50 0
31.10.2026

Yunanistan Müzik Coğrafyası serimizin bu bölümünde bir söz yazarının, Alkis Alkaios’un yaşam öyküsüne yer veriyoruz. Cunta tarafından 1972’de tutuklanıp işkence gören Alkaios, ömrünün son otuz yılını hastalık nedeniyle evden çıkmadan geçirir ve bu yıllarda Yunanistan’ın en çok söylenen şarkılarından pek çoğunu yazar.

Yunanistan Müzik Coğrafyası

Yunanistan’da “Aşka Dair”i (Ερωτικό), “Sabah Sigarası”nı (Πρωινό τσιγάρο) ya da “Roza”yı (Ρόζα) ezbere bilen pek çok kişi, bu şarkıların sözlerini yazan kişinin yüzünü hiç görmemiştir. Alkis Alkaios televizyona çıkmaz, konserlere gelmez, gazetecilerle yüz yüze görüşmez ve bu yüzden bir dönem onun aslında var olmadığı bile konuşulur. Yakın çalışma arkadaşı besteci Thanos Mikroutsikos onu “görünmez bir söz yazarı” diye anar, bir başka konuşmasında da onun için “söz yazarı rolüne girmiş bir şair” der.[1] Görünmezlik yalnızca bir tercih değildir. Alkaios’un kamuoyundan uzak geçen hayatı, cunta yıllarında gördüğü işkenceden ve işkencenin ağırlaştırdığı hastalıktan ayrı düşünülemez. Bu hayattan çıkan şarkılar, Mikroutsikos’un deyişiyle, kişisel aşk şiiriyle bir kuşağın siyasi kaygılarını aynı dizelerde birleştirir.[2]

Sınırdaki bir köyden cuntanın işkencehanelerine

Gerçek adı “Vangelis Liaros” olan Alkis Alkaios, 23 Kasım 1949’da, iç savaşın sona erdiği yıl, Thesprotia’nın Arnavutluk sınırına yakın Kokkinia köyünde doğar. Ailesi o küçükken İyon Denizi kıyısındaki Parga’ya yerleşir. Elli yıl boyunca yakın arkadaşı olan demirci Stavros Doumas’ın anlattığına göre Alkaios, Parga’yı gençliği, aşkı, şarkısı ve İthaka’sı olarak görür ve “Parga’nın Baharı” (Άνοιξη της Πάργας) şarkısını da bu kasabaya yazar.[3] “Alkis” takma adını, İkinci Dünya Savaşı’nda Yunan Halk Kurtuluş Ordusu (ELAS) saflarında savaşan ve yirmi üç yaşında öldürülen amcasından alır. Adını bir direnişçiden alan Alkaios, yazmaya da erken başlar. 1967’de, henüz on sekiz yaşındayken, 1920’lerin Yunan şiirinde memur hayatının sıkıntısını ve kentli yalnızlığı alaycı bir dille yazan Kostas Karyotakis üzerine kısa bir deneme yayımlar. Karyotakis’in şiiri, Alkaios’un yazdıklarının “hocası” olarak anılır.[4]

Aynı yıl, 21 Nisan 1967’de albaylar cuntası yönetime el koyar. Alkis, Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken politikleşir. Bunda amcasının etkisi kadar, cunta yıllarında üniversite öğrencilerinin toplandığı, gitar ya da piyano eşliğinde sözün öne çıktığı küçük müzik salonları olan buat’larda dönen şarkılar da rol oynar.[5] Bu yıllarda cuntaya karşı direnişin en bilinen adlarından biri, 1968’de diktatör Georgios Papadopoulos’a suikast girişiminde bulunduğu için yakalanan, işkence gören ve yıllarca hapiste kalan Aleksandros Panagoulis’tir.[6] Alkaios 1972’de Panagoulis’in çevresindeki direnişçilere yardım ettiği için tutuklanır. Aranan insanları saklamış, onlara bakmış ve yurt dışına kaçmalarına yardım etmiştir.[7]

Ağustos’tan Aralık’a kadar beş ay gözaltında kalır. Önce Atina’daki Bouboulinas Sokağı’nda bulunan Genel Asayiş Müdürlüğü’nde, ardından Askeri Polis’in Özel Sorgu Birimi EAT-ESA’da tutulur. Bu iki yer, cunta yıllarının en bilinen işkence merkezleridir. EAT-ESA’da dolaşan söz, oraya girenin ya dost ya da sakat olarak çıkacağıdır.[8] Alkaios burada falaka, dayak ve elektrik işkencesi görür.[9] EAT-ESA’ya ayakları üzerinde girer, sedyeyle çıkar. Serbest bırakıldıktan sonra uzun süre yatağa bağlı yaşar ve pipetle beslenir. Gençliğinde hafif seyreden ankilozan spondilit hastalığı işkencelerden sonra ağırlaşır, attığı her adım ona acı verir ve bu hastalık hayatının geri kalanını belirler.[10]

Cunta sonrası: Mikroutsikos’la tanışma ve “Ambargo” albümü

Cunta Temmuz 1974’te çöker. Yunanistan’da bu tarihten sonraki döneme “rejim değişikliği” anlamına gelen Metapolitefsi (Μεταπολίτευση) adı verilir. Cunta yıllarında yasaklanan Mikis Theodorakis şarkıları yeniden sahnelere çıkar ve siyasi şarkı bu ilk on yılda konserlerde, öğrenci eylemlerinde, parti festivallerinde geniş bir dinleyiciye ulaşır.[11] Alkaios cuntadan sonra Atina’da Veranzerou Sokağı’nda bir avukatlık bürosu açar. 1977’de Yunanistan Komünist Partisi’ne (KKE) üye olur ve partinin Attika’daki avukat, bilim insanı ve sanatçı örgütüne bağlanır. Bürosunda avukat yoldaşlarıyla birlikte partinin işçi bürosu adına çalışır ve sendikalara hukuki destek verir.[12]

Şarkı sözü yazarlığı da bu yıllarda başlar. Thanos Mikroutsikos 1978’in başında, KKE’nin yayın organı Rizospastis’te “Alkis Alkaios” imzasıyla yayımlanan bir şiiri okur, hemen besteler ve şairi aramaya koyulur. Karşısına çıkan kişi avukat Vangelis Liaros’tur. İkisi arasında ölüme kadar sürecek bir dostluk ve işbirliği böyle başlar. Alkaios iki yıl içinde Mikroutsikos’a yüz kadar şarkı sözü gönderir, besteci bunların kırkını besteler.[13] İlk ortak şarkıları “Şubat 1848” (Φλεβάρης 1848), 1978’de Maria Dimitriadi’nin sesiyle “Özgürlük Şarkıları” (Τραγούδια της λευτεριάς) albümünde yayımlanır. Şarkının adı, Komünist Manifesto’nun yayımlandığı ve Paris’te barikatların kurulduğu Şubat 1848’e gönderme yapar.[14] Bunu 1980’de “Hava Durumu” (Δελτίο καιρού), 1982 baharında da bütün sözleri Alkaios’a ait “Ambargo” (Εμπάργκο) albümleri izler. Maria Dimitriadi, Kostas Karalis, Vlasis Bonatsos ve Manolis Mitsias’ın seslendirdiği, caz ve rock etkileri taşıyan “Ambargo”nun şarkıları açık bir siyasi tavır taşır. Alkaios, dönemin diğer siyasi söz yazarlarından farklı olarak yalnızca Yunanistan’ı yazmaz. Albümün açılış şarkısı “Gamagrafi (Salvador ’80)” (Γαμμαγραφία (Σαλβαδόρ ’80)), adını gama ışınlarıyla görüntüleme tekniğinden alır ve El Salvador’daki iç savaşı anlatır. Şarkıyı seslendiren Maria Dimitriadi, onu El Salvador’da çocukların katledildiği bir kıyımla ilişkilendirir.[15]

1983’te Mikroutsikos’un kurduğu ET.NE.M. yayınevinden “Ambargo - Şiirler” (Εμπάργκο - Ποιήματα) adlı kitabı çıkar. Bu, Alkaios’un yayımladığı tek şiir kitabıdır ve “Buz Üstünde Alıştırmalar” (Ασκήσεις επί πάγου), “Çöküş Üzerine Yorumlar” (Εκδοχές για την παρακμή) ve “Ambargo” başlıklı üç bölümden oluşur. Kitap ve aynı adlı albüm, Alkaios’un kuşağının yaşadığı dışlanmanın ifadesi olarak okunur.[16] Kitapta besteci Manos Loizos’a adanan “Sabah Sigarası” (Πρωινό τσιγάρο) şiiri de yer alır. Bu şiirin arkasında bir pişmanlık vardır. Alkaios 1980’lerin başında yalnızca Mikroutsikos için yazacağını söyler ve Loizos’un söz isteğini geri çevirir. Loizos Eylül 1982’de 44 yaşında ölünce Alkaios, Mikroutsikos’un anlatımıyla, suçluluk duyar. Şiir ertesi yıl Mikroutsikos’un ısrarıyla Notis Mavroudis’e verilir ve Alkaios’un en bilinen şarkılarından birine dönüşür.[17]

                                                                                                                                      Şubat 1848

“Cape Verdeli Manuel Duarte,

Belki yüzünü hiçbir zaman göremeyeceğim,

Ama kanla yazılmış o satırlarına bakılırsa,

Kavurucu bir güneşle dolu olmalı...

Panamalı kardeşim Elberto Cobos,

Belki sesini hiçbir zaman duyamayacağım,

Ama rüzgarın getirdiği haberlere bakılırsa,

Tıpkı toprağın gibi hiç susmuyor olmalı...

Şeria kıyılarından Naim Ashab,

Belki hiçbir zaman el sıkışamayacağız,

Yine de yanı başımda uyanık bekliyor aynı yıldız,

Senin de başucunda nöbet tutan; bu yeter bana...

Bu gece birleştirdi kalplerimizi aynı umutlar,

Anlık bir titreşimde bile olsa,

Yolumuzu aydınlatırken sayfaları

Komünist Manifestomuzun...”[18]

“Sabah Sigarası”ndan “Yüzyılın Barakası”na

1984’te “Sabah Sigarası” Notis Mavroudis’in bestesiyle yayımlanır. Aynı yıl Alkaios hastalığı yüzünden uzun süre ayakta duramaz hâle gelir ve Veranzerou’daki bürosunu kapatır. Bundan sonra hayatını yalnızca yazarak sürdürür.[19] 1984’ten sonraki döneminde dili de değişir. Gündelik hayattan alınmış somut sahnelerle gerçeküstü imgeleri aynı şarkıda yan yana getirmeye başlar. Mikroutsikos’la yaptığı “Aşka Dair”in (Ερωτικό) sözlerinde tarihsel göndermelerle iç gözlem birleşir. Şarkıyı ilk kez Manolis Mitsias söyler, sonra Haris Alexiou da yorumlar. Vasilis Papakonstantinou’nun en büyük başarılarından “Viktoria”nın (Βικτώρια) sözlerini de Alkaios yazar.[20]

“Gün ağarıyor, şehrin tatil günü bugün,

Mahallemizde tütüyor bir baca.

Bense seni arıyorum bir sabah sigarası gibi,

Ve acı bir kahve gibi, acı bir kahve gibi...

Sokaklar bomboş, görünmüyor tek bir can,

Ve ay henüz kayboldu batıda.

Bense seni arıyorum kaçınılmaz bir çare gibi,

Ve bir gündoğumu gibi, bir gündoğumu gibi...

Güneş doğdu, radyo son ses açılmış,

Tasos adında birine ağlayan bir kasap havasıyla...

Bense tüm bahsimi sana yatırıp sonra pas geçiyorum,

Körler karesinde, körler karesinde...”

1989’da Dionysis Theodosis’in ilk albümü “Bir Kahve Süresince” (Όσο κρατάει ένας καφές) çıkar. Mikroutsikos’un bestelediği albümdeki on üç şarkının on birinin sözleri Alkaios’a aittir ve albüme adını veren şarkı, geceyi yalnız geçirmek istemeyen birinin bir kahve süresince de olsa yakınlık arayışını anlatır.[21] 1996’da Mikroutsikos’un besteleri ve Dimitris Mitropanos’un sesiyle “Yüzyılın Barakasında” (Στου αιώνα την παράγκα) yayımlanır. Albümün sözlerinin büyük bölümü Alkaios’undur ve şarkılar hatırlama, yas, kırılma anları ve inatçı bir direnme duygusu etrafında döner. Albümün merkezindeki şarkı “Roza”dır (Ρόζα).........

© Bianet