menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kurşun kalemden kurşun geçirmez çantaya

45 0
13.10.2026

“Çocukları kurşunlardan korumanın yolu, sırtlarına zırh yüklemek değil; kurşuna ihtiyaç duyulmayan bir dünya kurmaktır.”

Bir zamanlar bir çocuğun okul çantasında en önemli şeyler kurşun kalemi, silgisi, defteri ve kitabıydı. Çocuklar okula giderken çantalarını sırtlarına takar, arkadaşlarıyla konuşur, oyun oynar, öğretmenine yetişmeye çalışır ve ders zilinin çalmasını beklerdi.

Şimdi ise önümüze bambaşka bir tablo çıkıyor: Kurşun kalemden kurşungeçirmez çantaya...

Bu değişim yalnızca bir ürünün değişmesi değil. Asıl sorgulamamız gereken, çocukların dünyasında neyin değiştiği.

Bir çocuğun okul çantasının kurşungeçirmez olması fikri ilk bakışta “çocukları korumak” düşüncesiyle savunulabilir. Elbette hiçbir anne-baba çocuğunun zarar görmesini istemez. Çocukların güvenliği hepimizin ortak sorumluluğu.

Ancak burada çok daha temel bir soru karşımıza çıkıyor: Çocuklarımızı neden kurşungeçirmez çantalarla korumak zorunda kalıyoruz?

Bir çocuğun okula giderken sırtında kitapları ve defterleri taşıması gerekirken, onun yerine kendisini kurşundan koruyacak bir çanta taşıması bize nasıl bir toplum yarattığımızı göstermiyor mu?

Çocukların zihni, çevresinden aldığı mesajlarla şekillenir. Bir çocuğa “Okula git, öğren, hayallerinin peşinden koş” derken aynı zamanda “Ama kendini kurşunlardan koruyacak bir çanta taşı” demeye başlarsak, çocuğun zihninde nasıl bir dünya oluşur?

Okul onun için güvenli bir öğrenme alanı mı olacaktır, yoksa her an tehlikenin ortaya çıkabileceği bir yer mi? Çocuk, okul yolunda karşılaşabileceği tehlikeleri düşünerek mi yürüyecek? Çantasını sırtına taktığında kitaplarının ağırlığını mı hissedecek, yoksa “Bu çanta beni korur mu?” kaygısını mı taşıyacak?

İşte asıl üzerinde durmamız gereken mesele bu. Çocukların yalnızca bedenlerini değil, ruhlarını ve dünyaya ilişkin algılarını da korumak zorundayız. Çünkü çocukluk, korkuların normalleştirildiği bir dönem olmamalı.

Burada kapitalizmin başka bir yüzüyle de karşı karşıyayız. Toplumda bir korku veya güvensizlik ortaya çıktığında kapitalist piyasa çoğu zaman o korkuyu ortadan kaldırmak yerine, korkunun kendisini bir tüketim nesnesine dönüştürür.

İnsanlar korkuyorsa onlara güvenlik ürünü satılır.

Çocukların güvenliği konusunda kaygı varsa onlara kurşungeçirmez çanta satılır.

Yarın başka bir güvenlik sorunu ortaya çıktığında başka bir ürün piyasaya sürülür.

Bugün kurşungeçirmez çanta...

Yarın belki kurşungeçirmez okul forması...

Sonra kurşungeçirmez mont, kurşungeçirmez ayakkabı, kurşungeçirmez okul........

© Bianet