menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canlı bilgisayarlar çağı

59 0
18.08.2026

Bilişim sistemleri denildiğinde aklımıza silikon çipler, dev veri merkezleri ve giderek artan elektrik tüketimi geliyor. Şu an ise tüm dünyada yapay zekâ çılgınlığı var ve belki de 21. yüzyılın şimdilik en büyük buluşu.

Ancak yapay zekanın sınırları var ve şu an itibarıyla en kuvvetli yapay zekâ bile gerçek yaratıcılık anlamında bir kedi kadar bile zeki değil. Hâlen algoritmalarla çalışan bir sistem.

Evet kuvvetli bir sistem, hızlı bir sistem ama gerçek bir zekâ değil.

O yüzden dünyada bunun alternatiflerini arayan bilim adamları yeni bir yöntem keşfetti bile.  Dünyanın bazı laboratuvarlarında geleceğin zekâsı metal kasalarda değil, besleyici sıvılar içindeki insan beyin hücrelerinde yetiştiriliyor. Bilim insanları bu yeni alana organoid zekâ adını veriyor. Henüz başlangıç aşamasındaki bu çalışmalar başarıya ulaşırsa, bilgisayar ile canlı arasındaki binlerce yıllık sınır ilk kez gerçekten bulanıklaşabilir.

ORGANİK ZEKA VE BİLİMSEL AVANTAJLARI

Beyin organoidleri, kök hücrelerden laboratuvar ortamında yetiştirilen üç boyutlu hücre topluluklarıdır. Bunlar düşünen küçük insanlar veya kavanoza hapsedilmiş eksiksiz beyinler değildir. Damar sistemleri, duyuları ve insan beyninin bütün karmaşık yapısı bulunmaz. Ancak sinir hücreleri arasında bağlantılar kurabilir, elektriksel etkinlik oluşturabilir ve dışarıdan verilen bazı uyarılara tepki gösterebilirler. Araştırmacıların heyecan duyduğu nokta tam olarak budur: Canlı sinir ağlarının öğrenme ve uyum sağlama kabiliyeti, elektronik sistemlerle birleştirilebilir mi?

Bugünkü yapay zekâ sistemleri olağanüstü hesaplama gücüne karşılık çok büyük miktarda enerji tüketiyor ve neredeyse bu enerjiyi doğa dengesini bozmadan karşılayamayacak durumlara yaklaşıyoruz.  İnsan beyni ise yaklaşık bir ampul kadar güç harcayarak görme, öğrenme, hatırlama, karar verme ve belirsizlik altında davranma gibi son derece karmaşık işleri aynı anda gerçekleştirebiliyor. Milyarlarca yıllık biyolojik evrimin ortaya çıkardığı bu verimliliği silikon çiplerle üzerinde taklit etmek yerine, doğrudan canlı sinir hücrelerinden yararlanmak bilim insanlarına bambaşka bir kapı açıyor.

Bir organoid, çok sayıdaki mikroelektrotla bilgisayara bağlanıyor. Elektriksel uyarılar hücrelere gönderiliyor, hücrelerin verdiği cevaplar kaydediliyor ve zaman içindeki değişim inceleniyor. Amaç, bu biyolojik ağların deneyim sonucunda farklı cevap vermeyi öğrenip öğrenemeyeceğini anlamak. Bugün yapılan deneyler oldukça sınırlı olsa da gelecekte canlı dokuyla elektronik devrelerin........

© Aydınlık