Popüler edebiyatın sinemadaki yenilgisi
Amerikalı yazar Colleen Hoover’in Türkiye’de kısa süre önce Epsilon Yayınları’ndan çıkan romanı “Verity” şu satırlarla noktalanıyor:
“Hangi açıdan bakarsam bakayım, Verity’nin gerçekleri manipüle etmek konusunda usta olduğu açıktı. Geriye tek bir soru kalıyordu: Hangi gerçeği manipüle ediyordu?”
Geçirdiği kaza nedeniyle bitkisel hayata giren bir yazarın çok satan roman serisini tamamlamak için “gölge yazarlık” yapmak üzere işe alınan kadın yazar Lowen, göl kıyısındaki gözlerden uzak muhteşem villaya yerleşir. Hiç kıpırdamayan, konuşamayan, bilinci kapalı yazar Verity’nin kocası ve çocuğuyla birlikte geçirdiği günler, Lowen’i bazı gerçeklere yaklaştırırken, bazılarından da uzaklaştırır. Verity’nin gizli notları, dehşet verici gerçeklerle doludur ve ortada bir “ters köşe” durumu vardır.
DERİNLİK YERİNE YÜZEYSELLİK
Yönetmen Michael Showalter’in bu romandan beyazperdeye aktardığı “Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı”, popüler bir gerilim romanından hareket etmenin başlıca avantajlarına dayanan, Anne Hathaway, Dakota Johnson, Josh Hartnett’ten oluşan hayli parlak oyuncu kadrosuna sahip ama neticede vasatlık sularında........
