Ya devlet başa ya kuzgun leşe
Amerikalı gazeteci ve yazar Deborah Amos’un “Sünnilerin Çöküşü/Gerileyişi” adlı kitabını devlet başkanları ve yetkililer okumalıdır. Irak ve Suriye’de hâsıl olan “dönüşümlerin” ardından her iki ülkeye ve tüm coğrafyamıza musallat olan devletin, toplumun, kimliğin ve mezhepler arası ilişkilerin yeniden şekillendiği derin bir parçalanma dönemine şahit olmaktayız. Kitabın “Sünnilerin Çöküşü/Gerileyişi” başlığı, doğrudan mezhepsel bir tanımlamanın ötesinde bir anlam taşır. Başlık, Sünni kentli elitlerin siyasi, sosyal ve ekonomik konumlarının önemli bir bölümünü kaybettiği tarihsel sürece işaret eder. Bu süreç, Irak toplumunun farklı unsurlarını bir arada tutan ulusal yapının parçalanmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir.
Devletin çöküşünün, toplumsal ve siyasi farklılıkları nasıl mezhepsel bölünmelere dönüştürebileceğini ve bu bölünmelerin de iktidar, servet ve yaşam alanları üzerindeki mücadelenin araçlarına dönüşebileceğini ortaya koymaya çalışır. Devlet zayıflayıp güvenlik ve idari kurumları çöktüğünde yalnızca şiddet ortaya çıkmaz; farklı topluluklar kendilerini koruyabilmek için alternatif yollar aramaya başlar. Böylece mezhep, kabile, bölge ve silahlı grup; güvenlik ve aidiyet sağlama konusunda devletin yerine geçen yapılara dönüşür.
MEZHEPÇİLİĞİN KÖKÜ
Bu sürecin en tehlikeli sonuçlarından biri geniş çaplı zorunlu nüfus hareketleri ve yerinden edilmelerdir. Ülkede toplumun farklı kesimlerini etkileyen büyük göç ve yerinden edilme dalgaları yaşanmıştır. Bu durum trajik bir paradoksu ortaya çıkarır: Devlet vatandaşlarını korumakta başarısız olduğunda, kişinin sosyal veya mezhepsel aidiyeti bizzat bir tehlike kaynağı hâline gelir. İnsan artık “bir vatandaş olarak benim hakkım nedir?” diye sormaz. Bunun yerine “hangi topluluğa aitim ve bu topluluk beni koruyabilir mi? Topluluk olarak hangi daha güçlü devlete sırtımı dayamalıyım?” diye sormaya başlar.
Böylece vatandaşlık kavramı kırılganlaşır. Çünkü vatandaşları hukuk önünde eşit kılması gereken devlet, ortak bir siyasi alan........
