menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO’nun savaş provokasyonları

39 0
previous day

Dünya tarihi, emperyalist hegemonya merkezlerinin vadesini doldurduğu, kibirli Atlantik medeniyetinin tahtından indirilerek yeni bir Avrasya çağının şafağına uyanıldığı büyük altüst oluş dönemlerinden birine şahitlik ediyor. Yıllarca yeryüzünü kendi sömürge sahası, mazlum milletleri de hammadde deposu ve kölesi sanan Anglo-Sakson ittifakı, bugün küresel ölçekte tarihsel bir gerileme ve stratejik bir çaresizlik içinde. Ancak emperyalizm, tarih sahnesinden çekilirken sessizce gitmeye niyetli olmadığını, insanlığın ortak kazanımlarını ve bölgesel barış hatlarını ateşe vererek kanıtlıyor. Ne içerideki borsa manipülasyonları ne sıcak para baronlarının finans oyunları ne de sınırlara dayatılan tırnak içindeki demokrasi masalları bu çöküşü durdurmaya yeter. Bu yapısal tıkanmışlık nedeniyle emperyalist akıl, egemenlik sahalarını koruyabilmek ve Avrasya’nın yükselen kalbi olan kenar kuşakları denetim altında tutabilmek adına dünyanın dört bir yanında eş zamanlı yangınlar çıkarma stratejisini yürürlüğe koydu. Kafkasya’dan Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’in hırçın sularından Kızıldeniz’in stratejik boğazlarına kadar uzanan bu gerilim hattı, tek bir merkezden idare edilen bütünsel bir kuşatma operasyonunun ifadesidir.

KARADENİZ’DE KURULAN TİYATRO

Bu bütünsel kuşatmanın en sıcak ve en tehlikeli perdesi, geçen günlerde Karadeniz’in kuzeybatı sularında sahnelenmeye başlandı. Karadeniz’de, arkasındaki gerçek faillerin üzeri bilinçli bir biçimde örtülerek, alelacele “Rusya vurdu” iddialarıyla köpürtülen sivil ticari gemi saldırıları, Atlantik merkezlerinde kurgulanmış kirli bir provokasyon senaryosundan başka bir şey değil. Bulgaristan kara suları yakınlarında art arda yapılan İHA saldırılarının ardından, Sofya yönetiminin panik halinde Güvenlik Konseyi’ni toplaması ve kıyıdaş müttefikleri Türkiye ile Romanya’yı acil toplantıya çağırması son derece planlı bir kurgunun parçası. Buradaki asıl hedef, gemilerin güvenliği ya da deniz taşımacılığının emniyeti değil. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya, Karadeniz’deki serseri mayın tehdidine karşı tamamen bölgesel yetenekleri bir araya getiren MCM Black Sea (Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu) mekanizmasını hayata geçirdi. Bölgesel........

© Aydınlık