menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

23 yıllık işgalin anatomisi

66 0
05.10.2026

2003 yılında “kitle imha silahları” yalanıyla meşrulaştırılmaya çalışılan Irak işgali, Batı emperyalizminin Avrasya ve Batı Asya kalbine sapladığı en kanlı hançerlerden biriydi. Pentagon bölgeyi kendi çizdiği “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” sınırlarına hapsetmek amacıyla Bağdat’a girdiğinde, geride milyonlarca can kaybı, parçalanmış bir toplumsal yapı ve tamamen yağmalanmış bir ülke bırakacağını çok iyi biliyordu.

İşgalin temel motivasyonu hiçbir zaman iddia edildiği gibi “demokrasi götürmek” olmadı. Emperyalist merkezin temel hedefi, Irak’ın devasa enerji kaynaklarını doğrudan kontrol altına almak, petrol sahaları üzerinde tekelleşmek ve bölgede anti-emperyalist direnç odaklarının oluşmasını engellemektir.

Ancak, yirmi yılı aşkın süren bu kanlı macera, Washington’ın öngöremediği küresel ve bölgesel bir direniş duvarına çarptı.

Bugün ABD üslerinin Irak topraklarından tamamen tahliye edilmesi noktasına gelinmiş olması, Amerikan askeri hegemonyasının küresel ölçekteki gerileyişinin en somut ve en stratejik kanıtıdır. Washington, milyarlarca dolarlık askeri harcamaya, kurduğu devasa üslere ve lojistik ağlara rağmen Irak’ta kalıcı olamamıştır. Bu geri çekilme, yalnızca askeri bir konuşlanma değişikliği değil, Batı merkezli tek kutuplu dünya düzeninin askeri sahada aldığı en ağır yenilgilerden biridir.

TERÖR ÖRGÜTLERİ SAHAYA SÜRÜLDÜ

ABD’nin Irak işgali boyunca yürüttüğü stratejinin iki temel ayağı vardı: Ekonomik kaynakların sömürülmesi ve bölgeyi bölmek için terör unsurlarının sahaya sürülmesi. İşgal güçleri, Irak petrolünü kendi tekellerine tahsis ederken, ülkenin mali sistemini de tamamen Washington’a bağımlı hale getirdi. Irak Federal Bankası’nın kaynakları ve petrol gelirleri üzerinde kurulan denetim mekanizmaları, Bağdat yönetimini siyasi olarak rehin tutmanın bir aracı olarak kullanıldı.

Ekonomik yağmanın yanı sıra, Pentagon ve CIA koordinasyonunda bölgede üretilen ve desteklenen terör unsurları, işgali kalıcı kılmanın yapay gerekçeleri haline getirildi.

DEAŞ gibi terör yapılarının bölgede aniden alan kazanması, ABD’nin Irak’taki varlığını “terörle........

© Aydınlık