menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 İÇİN ZORUNLU BİR DÖNÜŞÜM

12 0
31.08.2025

2019’da 52 milyon turist, 2024’te yeni rekorlar… Ancak 2025, hiç kimsenin beklemediği kadar zorlu geçti. Pahalılık, siyasi gerginlik, güvenlik açıkları, personel krizi ve etik dışı destinasyon uygulamaları birleşince, Türkiye “parlayan yıldız” olmaktan çıkıp “zorluklarla boğuşan ülke” konumuna düştü.

Oteller dolu görünse de kâr marjları eridi, erken rezervasyonun anlamı kayboldu, Avrupa’daki seyahat acenteleri Türkiye satışlarında temkinli davranmaya başladı. Bu tablo, günü kurtarmaya odaklı turizm anlayışının artık sürdürülemez olduğunu gösterdi.

Pandemide Liderlikten Güvenlik Zaafına

Türkiye, COVID-19 sonrası dönemde “Güvenli Turizm Sertifikası” ile dünyaya örnek olmuştu. Antalya’dan Bodrum’a, Kapadokya’dan Çanakkale’ye kadar pek çok tesis uluslararası hijyen standartlarıyla öne çıkmıştı.

Ne var ki 2025’te Bolu’da yaşanan büyük otel yangını, güvenlik standartlarını sorgulatmaya yetti. Avrupa basınında çıkan “Türkiye gerçekten güvenli mi?” manşetleri, pandemi döneminde kazanılan güveni bir anda eritti.

Pahalı Türkiye Algısı: En Büyük Darbe

Enflasyonun P’yi aşmasıyla fiyatlar kontrolden çıktı. Antalya’da bir aile tatili artık İspanya’dan pahalıya gelmeye başladı. Bodrum’da bir akşam yemeği Londra fiyatlarına ulaştı.

Turistler için Türkiye artık “ucuz ve kaliteli tatil ülkesi” değil, “pahalı ve belirsiz” bir destinasyon haline geldi:

• Alman ve Hollandalılar Balkanlar, Mısır, Tunus ve Fas’a kaydı.

• İngilizler Kuzey Afrika’ya yöneldi.

• Türk orta sınıfı ise tatili Midilli, Sakız, Rodos gibi Yunan adalarında geçirmeye başladı.

Avrupa’daki Seyahat Acenteleri Tedirgin

En büyük kırılma noktalarından biri, Avrupa’daki seyahat acentelerinin güven kaybı oldu. Almanya, Avusturya ve Hollanda’daki acenteler, Türkiye satışlarında mesafeli davrandı.

Sebep açıktı: Fiyatlarla sürekli oynandı. Sezon başında erken rezervasyon yapan müşteri birkaç ay sonra aynı oteli daha ucuza buldu ya da aynı paraya daha düşük hizmet almak zorunda kaldı. Böylece erken rezervasyon güvenilirliğini tamamen kaybetti.

Bir Alman acente temsilcisinin sözleri durumu özetliyordu:

“Türkiye’de fiyat piyango gibi. Bugün yaptığımız rezervasyon yarın anlamını yitiriyor.”

Ayrıca bazı otellerin doğrudan acente müşterilerini arayarak indirim ve düşük fiyat teklif etmesi, acentelerin Türkiye’ye olan güvenini daha da zedeledi.

Personel Krizi: Misafirperverliğe Gölge

2025’in bir diğer acı dersi, turizm emekçileri ile ilgiliydi. Pandemi sonrası sektörü terk eden 400 bini aşkın nitelikli personel geri dönmedi.

• Antalya, Alanya ve Bodrum otelleri sezonu eksik kadro ile açtı.

• Enflasyon ve düşük maaş çalışanları bezdirdi.

• Sosyal medyada “hizmet eskisi gibi değil” yorumları çoğaldı.

Bazı tesislerde personel hâlâ 8–10 kişi aynı odada kalıyor. Çalışan mutsuz olunca, o meşhur Türk misafirperverliği gölgeleniyor.

Bazı büyük oteller çareyi Hindistan, Endonezya ve Nepal’den işçi getirmekte buldu. Fakat kültürel uyumsuzluk, iletişim sorunları ve........

© Antalya Son Haber