KADİRLİ VAKFI KUTLAY KÖKSAL KIZ ÖĞRENCİ YURDU VE DR. HALİL GÜRSOY
Kadirli’nin mütevazı sokaklarında yetişip ilimle, irfanla ve büyük bir azimle okuyup doktor olmuş, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanında uzmanlaşmış, sağlık hizmetlerini yalnızca bir meslek değil insan hayatına dokunmayı esas alan ulvi ve vicdani bir sorumluluk olarak gören; sağlık sektöründeki girişimci vizyonunu memleketine duyduğu derin vefa ile harmanlayan; güzel ülkemizin farklı şehirlerinde hayata geçirdiği nitelikli, erişilebilir, yüksek kaliteli ve insanı merkezine alan büyük ölçekli sağlık yatırımlarındaki hassasiyetiyle dikkat çeken kıymetli bir hemşerimizden söz etmek istiyorum: Uzman Dr. Halil Gürsoy.
Her ne kadar kendisiyle henüz yüz yüze tanışma imkânım olmamışsa da, geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş’ta faaliyete geçirdiği hususi hastanesi “HG Hospital” vesilesiyle telefon aracılığıyla tanışma fırsatı bulduğum Dr. Halil Gürsoy Bey’le gerçekleştirdiğimiz görüşmede edindiğim güçlü intibalar; memleketine, memleket insanına ve sağlık sektörüne dair ortaya koyduğu samimi, ufuk açıcı ve mesuliyet sahibi yaklaşımı, onun yalnızca başarılı bir hekim ve vizyon sahibi bir sağlık yatırımcısı olmadığını; aynı zamanda doğup büyüdüğü topraklarla gönül bağını muhafaza eden, memleketinin meselelerine yüksek bir hassasiyetle eğilen, toplumsal sorumluluk bilincini hiçbir zaman geri plana itmeyen kıymetli bir gönül insanı ve örnek bir müteşebbis olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Nitekim yakın zamanda Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı (KAVAK) özelinde sergilediği örnek yaklaşım, samimi duyarlılık ve memleket meselelerine karşı gösterdiği hassasiyet; kendisi hakkında edindiğim bu kanaatimi daha da pekiştirdi.
İnsanların gerçek karakteri; çoğu zaman sahip oldukları makam, unvan, servetleri yahut ulaştıkları başarılarla değil, yerel ölçekte memleketlerine; ulusal ölçekte ise vatanına, devletine, milletine ve gelecek nesillere karşı taşıdıkları sorumluluk duygusuyla ortaya çıkar. Dr. Halil Gürsoy’un son dönemde ortaya koyduğu yaklaşım da; memleketi Kadirli’ye duyduğu güçlü aidiyetin ve eğitime verdiği kıymetin somut bir tezahürü olarak, takdire şayan bir duruşu açık biçimde gözler önüne sermiştir.
Geçtiğimiz hafta, Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı (KAVAK) Başkanı Veteriner Hekim Sayın Mustafa Tufan’ın WhatsApp sohbet grubunda paylaştığı; yapımı devam eden ancak bağış yetersizliği nedeniyle tamamlanma süreci uzayan “Kadirli Vakfı Kutlay Köksal Kız Öğrenci Yurdunun” geleceğine sahip çıkmak adına Dr. Halil Gürsoy’un sergilediği örnek duruşu, ortaya koyduğu vefa ve aidiyet duygusunu, memleketine olan bağlılığını, eğitime verdiği değeri, özellikle genç kızlarımızın güvenli, huzurlu ve nitelikli bir eğitim ortamında öğrenim görebilmeleri için inşaatın tamamlanmasına yönelik gösterdiği hassasiyeti, sunduğu kıymetli katkıları, üstlendiği öncü sorumluluğu ve yüksek sosyal sorumluluk bilincini anlatan mesajı büyük bir memnuniyetle okudum.
Sayın Gürsoy’un, vakıf yetkililerinin daveti üzerine Öğrenci Yurdunun inşaatında gerçekleştirdiği incelemeler sonrasında dile getirdiği, “Bu kız yurdunu tamamlamak bizim boynumuzun borcudur” sözüne yalnızca iyi niyetin beyan edildiği bir temenni veya yasak savmak için o an söylenmiş boş bir nezaket ifadesi olarak bakmadım. Bilakis, Dr. Gürsoy’un bu sözünün arkasında durduğunu, sorumluluğunu üstlendiğini, verdiği taahhüdü unutmadığını, bunu fiili katkılarla desteklediğini, onu somut adımlarla hayata geçiren samimi, halis ve dürüst bir iradenin sahibi olduğunu Kurban Bayramı’nda bulunduğum Kadirli’de, Vakfın Kadirli Şubesi’nde gerçekleştirilen bayramlaşma programının ardından yurt inşaat alanına yaptığımız ziyarette, çalışmaların geldiği noktayı yerinde inceleme ve bu kararlılığın somut sonuçlarını bizzat gözlemleme fırsatı buldum.
İnsanlararasındaki ilişkiler, çoğu zaman yazılı sözleşmelerden önce verilen sözlere ve duyulan güvene dayanır. Bu sebeple verilen sözü unutmamak, arkasında durmak, onu sorumluluk bilinciyle yerine getirmek; yalnızca bireysel bir erdem değil; aynı zamanda karakterin, güvenilirliğin ve toplumsal ahlakın en önemli göstergelerinden biridir.
Ülkemizin yaşadığı olağanüstü dönemlerde televizyon ekranlarında yüksek meblağlı bağış vaatleriyle gündeme gelen, adlarının anons edilmesi, alkışlanmak ve kamuoyu nezdinde takdir toplamak adına cömertlik söylemlerinde bulunan; ancak aradan zaman geçtikçe verdikleri sözleri unutan yahut çeşitli mazeretlerin ardına sığınarak taahhütlerini yerine getirmeyen sözde........
