Zor oyunu bozar!
Dün ülkemiz tarihinde demokrasinin en kara günlerinden birisini yaşadık. Dün bir siyasi partinin yönetimi, adının CHP olması bu aşamada önemli değil, devlet zoru ile değiştirildi. Bu zor kullanılırken aslında bir anlamda devletin ne olduğunu da görmüş olduk. Yine benzeri süreçlerin yaşandığı ve CHP’nin kapatılması için TBMM’de ‘Tahkikat Komisyonu’ kurmak isteyen Demokrat Parti bile bu devlet zoruna cesaret edememişti. ‘Zor’ demişken, dilimizde ‘zor oyunu bozar’ diye bir darb-ı mesel vardır. Buna birazdan döneceğiz. Şurası artık kesin. Kurumsal CHP ile kitlesel CHP arasında duygusal kopuş, geri dönüşü imkansız bir şekilde koptu. Artık iki CHP var. Birincisi, 14 katlı binada ve konfor içinde devam edecek olan resmi ama meşru olmayan CHP, ikincisi de sokakta, biber gazı ve plastik mermiye maruz kalmayı göze almış, TOMA’ların üstüne çıkan kitlesel ve meşru CHP. Peki, 14 katlı binaya polis zoru ile yerleşenler, neye güvenerek bu hareketi yaptılar. O cephedeki duygu durumu şu şekilde: Birkaç gün bu itirazlar devam eder, sonra........
