ABD-Irak ilişkilerinde yeni sayfa: Washington Bağdat'a hangi yolu çiziyor?
Anadolu Ajansı Akademi Müdür Yardımcısı Mehmet Alaca, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Washington ziyareti ekseninde Irak-ABD ilişkilerindeki yeni dönemi ve bunun bölgesel jeopolitik yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.
Irak'ın yeni Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin ilk yurt dışı ziyaretini Washington'a yapması, Bağdat'ın önündeki yeni dönemin yönünü göstermesi bakımından başlı başına bir mesaj oldu. Üstelik ziyaret için 14 Temmuz’un, yani Irak’ın krallıktan cumhuriyete geçtiği günün yıl dönümünün seçilmesi de tesadüf değildi. Zeydi, hem içeride yeni bir sayfa açtığını hem de bu sayfanın ABD ile kurulacak yeni ilişki üzerinden şekilleneceğini göstermeye çalıştı. Ziyaretin ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlattığı bir döneme denk gelmesi de Bağdat’ın Tahran’dan bağımsız hareket etme iradesini sergilemesi açısından dikkat çekiciydi.
Washington ziyareti yeni dönemin işareti mi?
Bu ziyaret, klasik bir ikili temasın ötesinde Irak’ın bölgesel konumuna ilişkin bir tercihe işaret ediyor. Washington açısından mesele artık yalnızca Irak’taki Amerikan askeri varlığı ya da DEAŞ'la mücadele değil. Trump yönetimi, askeri angajmandan ekonomik nüfuza, güvenlik merkezli politikadan enerji, yatırım ve ulaştırma hatları üzerinden kurulan daha geniş bir bölgesel stratejiye geçiyor. Zeydi’nin "ABD-Irak ilişkileri askeri boyuttan ekonomik ortaklığa evriliyor." sözü de bu dönüşümü özetliyor.
Zeydi’nin Washington’da gördüğü yakın ilgi de bu tercihin kişisel ve siyasi boyutunu ortaya koydu. ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni başbakanı "Irak’ın ötesinde, Orta Doğu’da büyük bir lider." olarak tanımlaması, heyeti resmi program dışında öğle yemeğine davet etmesi ve iki lider arasındaki samimi görüntüler, ABD’nin yeni Irak yönetimine verdiği desteğin göstergeleriydi. İş dünyasından gelen, daha önce siyasi görev üstlenmemiş Zeydi, bürokrasiyi azaltmayı, yatırım çekmeyi ve ekonomik kalkınmayı önceleyen pragmatik bir profil çiziyor. Bu yönüyle anlaşma yapmayı ve dış politikayı ekonomik çıkarlar üzerinden yürütmeyi seven Trump yönetimiyle ortak bir zeminde buluşuyor.
Trump’ın 2003 işgalini eleştirmesi ve "Yanlış ülkeye saldırdılar." demesini sadece geçmişe dönük bir........
