menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Libya'da yeni denge arayışı ve Türkiye'nin pozisyonu

5 0
29.07.2026

Kuzey Afrika jeopolitiği ve güvenliği üzerine uzmanlaşmış Kıdemli Araştırmacı ve Analist Ferhat Polat, Türkiye'nin Libya politikasını ve ülkedeki son gelişmeleri AA Analiz için kaleme aldı.

2011'deki ayaklanmanın üzerinden on beş yıl geçmesine rağmen Libya, ülkedeki siyasi bölünmüşlüğü hala aşabilmiş değil. Ülke, Trablus'ta faaliyet gösteren ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile doğuda Halife Hafter ve Libya Ulusal Ordusu'nun (LNA) desteklediği yönetim arasında fiilen bölünmüş durumda.

Türkiye-Libya ilişkileri yıllar içinde nasıl şekillendi?

Libya'daki siyasi çıkmazı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimler devam ederken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Saddam Hafter ile yaptığı son görüşme, [1] Libya'nın farklı güç odaklarıyla yürütülen diyaloğun giderek genişlediğine işaret ediyor. Ankara, uzun yıllar Trablus'taki uluslararası toplum tarafından tanınan hükümeti desteklerken [2] son dönemde Libya'nın doğusundaki siyasi ve askeri liderliğiyle temaslarını da kademeli olarak genişletti. Bu yaklaşım, Libya'daki tüm temel aktörlerle diyalog kanallarını açık tutarak siyasi uzlaşıyı ve devlet kurumlarının yeniden birleşmesini desteklemeyi amaçlayan daha kapsamlı bir stratejinin yansımasıdır.

Halife Hafter'in 4 Nisan 2019'da Trablus'a yönelik saldırısının ardından Türkiye, Libya ile uluslararası toplum tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) üzerinden bir ilişki geliştirdi. Türkiye'nin desteği, başkentin savunulmasının ötesine geçerek savunma işbirliği, askeri eğitim ve güvenlik kurumlarının kapasitesinin artırılmasını kapsadı. Bu süreçte Libya'nın güvenlik yapılarının kurumsallaşması ve uzun vadede silahlı kuvvetlerin yeniden birleştirilmesine yönelik adımlar da desteklendi. Hafter'in ilerleyişini durdurarak sahadaki askeri dengeyi değiştiren bu müdahale, büyük çaplı çatışmaların sona ermesine katkı sağladı ve 2020'den bu yana büyük ölçüde korunan ateşkes sürecinin önünü açtı.

2020 ateşkesinin ardından Türkiye ile Libya'nın doğusu arasındaki temaslar, insani yardım ve yeniden imar alanlarında başlayarak zamanla siyasi, ekonomik ve savunma işbirliğini de kapsayacak şekilde genişledi. Saddam Hafter'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği çok sayıda ziyaret [3] ve üst düzey Türk yetkililerle yaptığı görüşmelerle bu yakınlaşmada merkezi bir rol oynadı.

Ankara'nın Libya'nın doğusuna yönelik açılımı, Trablus ile olan köklü ortaklığını zayıflatmadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Abdulhamid Dibeybe ile işbirliğini teyit ederken [4] Türk yetkililer aynı zamanda ülkenin doğusundaki liderlerle olan ilişkilerini de derinleştirdi. Buna örnek olarak, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın Bingazi'ye [5] yaptığı ziyaretler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Saddam Hafter ile görüşmesi verilebilir. Bu bağlamda her iki tarafla da diyaloğu sürdüren Türkiye, Libya'nın siyasi uzlaşısını ve kurumsal yeniden........

© Anadolu Ajansı Analiz