menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevgili İlber Ortaylı’nın ardından

11 0
16.03.2026

Bu dünyadan gelip geçen her insan geriye bir iz bırakır. Kimisi kalıcı ve unutulmaz, kimisi ise silik ve muğlak. Mülkiyeli tarihçi İlber Ortaylı da dünyada iz bırakan seçkin insanlardan biri idi. Işıklar içinde uyusun, mekânı cennet olsun. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Uluslararası İlişkiler Şubesi 1968 yılı mezunuyum. İlber Ortaylı ise Siyasal İdari Şube 1969 yılı mezunu. Sosyal medyada Mülkiyeliler olarak bir grubumuz var. Sevgili arkadaşımızın önce rahatsızlığı, ardından vefatı nedeniyle grupta başka konuda paylaşım pek yapılamaz oldu.

Tüm Mülkiyeli dönem arkadaşları derin üzüntü içinde. Üzüntülerini de sosyal medyada paylaşıyorlar. Çok değerli bir arkadaşı, dostu, bilim insanını ve önemli bir tarihçiyi zamansız kaybetmekten duyulan derin üzüntü dile getiriliyor paylaşımlarda. Ortaylı’nın ülkemize hizmetlerinin saymakla bitmeyeceği belirtilerek çok büyük bir değer olduğu vurgulanıyor. Mülkiye’nin yetiştirdiği, bilgisi ile herkesin sevgi ve saygısını kazandığı, boşluğunun doldurulamayacağı ifade olunuyor. Yaşam sevgisi, enerjisi, öğrenme merakı ve sonsuz birikimini aktarma becerisinin sadece öğrencilerinin değil, toplumun her kesiminin sevgisi ve saygısı ile karşılandığı hatırlatılıyor.

“Dönem arkadaşları olarak bizler vefasını, dostluğunu, çocuksu kahkahalarını, neşeli buluşmalarımızı özlemle hatırlayacağız. Nur içerisinde yatsın. Mekânı cennet olsun. Ailesinin, sevenlerinin ve Mülkiye camiası ile Türkiyemizin başı sağ olsun” diyorlar.

İlber Ortaylı’nın Mülkiyeli arkadaşlarından bazılarının paylaşımları özetle şöyle:

“SEVGİLİ OKUL ARKADAŞIMIZ, DOSTUMUZ PROF. DR. İLBER ORTAYLI’YI KAYBETTİK.

İlber, Mülkiye’nin yetiştirdiği ülkemizin en önemli tarihçilerinden biridir. İlber okulda bizden 1 yıl sonradır. Ancak okula kayıt yaptırır yaptırmaz, bizim haftada 3 saat ders gördüğümüz Almanca kurunda İlber’i öğrenci olarak gördük. Harika bir Almancası vardı. ‘İlber, senin burada ne işin var?’ dediğimizde, dil yeterlik sınavı okula kayıttan önce olmuş. ‘Bir yıl boyunca sizinle bu kurda okuyacağım.’ dedi. Çok zeki ve esprili bir adamdı. Hemen göze batıyordu. Yurtta da karşılıklı odalarda kalıyorduk. İlber’i mezuniyetten sonra SBF’de asistan olarak görüyoruz. Bu arada tarih üzerine yüksek lisansını Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde yaptığını biliyoruz. Çok şanslıyız ki İlber’in de hocası olan Prof. Dr. Halil İnalcık da bize Mülkiye’de hocalık yaptı. Gerek İlber gerekse Halil hoca tarihi insanlara sevdiren kişilerdi. Osmanlı arşivlerini inceledikleri gibi yabancı kaynakları da çok iyi takip ederlerdi.

Bildiğim kadarıyla İlber başta Almanca, İngilizce, Fransızca olmak üzere Rusça, Farsça ve Latinceyi de çok iyi bilirdi. Arkadaşlarına, öğrencilerine ve meslektaşlarına karşı çok sevecendi. SBF’den emekli olunca bir ara Bilkent’te ders vermeye başlamıştı. Sık sık karşılaşıyorduk.

Bir gün eşimle beraber karşılaştığımızda ‘Akşama yemeğe gideceğim, iki saat vaktim var, hadi bana bir kahve ısmarlayın.’ dedi. Bilkent’teki bir kafede oturduk. Bir iki kelime laflayacağız. Garsonlar ve öğrenciler hiç rahat vermediler ki; hoca ile bol bol fotoğraf çektiriyorlar. Hoca, Mülkiye 68 kuşağının her 5 yılda bir yapılan birçok toplantısına katılmıştı.

6-7 yıl da Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yaptı. Bir toplantıyı İstanbul’da yaptık. Topkapı Sarayı’na gittik. Tarihçi anlatımıyla Topkapı Sarayı’nı gezmek ayrı bir güzellik. Arkadaşlardan birisi İlber’e ‘Sarayda Konyalı restoran var, artık bize öğle yemeği ısmarlarsın.’ dedi. ‘Arkadaşlar, ben devlet memuruyum. 150 kişiye nasıl ısmarlayayım? Benden size birer çay verilir.’ dedi. Arkadan da kahkaha patlattı.

Üç dört yıldır rahatsızdı. İki yıl önce Mülkiye 68 kuşağı olarak Antalya Falez Otel’de toplanmıştık. İlber’i de telefonla davet ettim. ‘İlk iki günü konferansım var ama son günü havaalanından beni aldırırsanız katılırım’ dedi. Otel müdürü ile sahibine söyledim. ‘Ne demek, biz kendimiz gider alırız. Ayrıca otelde bizim misafirimiz olur’ dediler.

İlber son gala gecesi Antalya’ya geldi. Ertesi gün de İzmir’de imza günü varmış, oraya gitti. 3 Kasım 2025’te Kıbrıs gezisine davet ettim ama biraz rahatsız olduğunu, gelemeyeceğini söyledi. Son 2-3 yıldır rahatsızlığı artmıştı. Bastonla yürüyordu. Yüksek şekeri vardı. Bir de dikkat etmiyordu. Sevgili İlber girdiği yere neşe saçan bir insandı.

Bu ülkeden bir İLBER ORTAYLI geçti. Türkiye önemli bir tarihçisini ve değerini kaybetti.”

“İLBER ORTAYLI’YLA BİR ANI

Yıl 1975. Devrek Jandarma Er Eğitim Alayı’nda İlber’le aynı bölük ve takımda kısa dönem askerlik yapıyoruz. Bölük komutanımız Cafer Yüzbaşı, İlber’in rahat davranışlarından rahatsız oldu ve onu uyarmamızı istedi. Biz de komutana İlber’in derin tarih bilgisinden ve engin kültüründen bahsettik ve izin verirse bir akşam tüm bölüğe bir konuşma yapmasını istedik.

Komutan biraz da gönülsüzce isteğimizi kabul etti ve İlber’e konuşması için 10-15 dakika süre verdi. İlber Osmanlı toplumu ile Cumhuriyet toplumunu karşılaştıran nefis bir konferans verdi. Bunu anlatırken, dinleyenlerin sıkılmaması için popüler tarihten de ilginç hikâyeler anlattı.

Konuşması bir saati geçtiği hâlde komutan İlber’in sözünü kesmedi. Üstelik bu programın ileride tekrarlanmasını istedi. Biz Mülkiyeli askerler İlber’i çok iyi tanıyorduk ama o akşamdan sonra İlber’in ünü tüm alaya yayıldı. İlber hem bir İstanbul/Osmanlı beyefendisi hem de dört dörtlük bir Cumhuriyet aydınıydı. Cumhuriyetimizin onun gibi aydınları yetiştirmesi dileğiyle.”

“Koridor arkadaşımız sevgili İlber’imiz. BYYO önünde keyifli, kahkahalı sohbetlerimiz unutulmaz. Muhteşem hafıza, inanılmaz ilgi alanı, bilimsel deha… Tam bir PR insanı… Arkadaşımız olmandan gurur duyarız.”

“Son zamanlarda biz yaşlılar için yaptığı üç çağrıyı hatırlıyorum: Yepyeni çevrelere girin, yeni şeyler öğrenin, görmediğiniz yerleri gezin.”

“Okumayı, öğrenmeyi, sorgulamayı yaşam boyu ilke edinmiş değerli bir tarihçiyi, bilim adamını ve neşeli, sürpriz dolu çocuksu kişiliğiyle arkadaşlarının ve dostlarının gönlünde taht kuran; gençlerin ve öğrencilerinin gönlünü fethetmiş, onları yaşamla ilgili bakış açısı ve tecrübeleriyle donatıp zenginleştirmiş, zarif kişiliğiyle ve bir salon adamı edasıyla ellerini öptüğü kadın hayranları tarafından el üstünde tutulan, aynı zamanda sohbet adamı sevgili İlber’siz yaşam biraz daha kuru olacak. Onun dostluğu, tarih anlatımı ve sohbetleri artık yok. İlber’i çok özleyeceğiz.”

“Onun Mülkiye’den dönem arkadaşımız olması beni hep onurlandırmıştır. Yurt dışı görevlerim sırasında organize ettiğim toplantılarda onu yabancılarla tanıştırmaktan hep onur duymuşumdur.”

“Sevgili arkadaşımız, Mülkiyeli kardeşimiz, ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kaybı Türkiye’nin büyük kaybıdır. Ülkemiz Atatürkçü, bilge bir sesi daha yitirmiştir. Sevgili İlber her zaman kalbimizde yaşayacaktır.”

“İlber benim devre arkadaşımdır, onunla çok şey yaşadık aralıklı devrelerde… Kıymetliydi, hem de çok. Bilgi hazinesi çok derin ve genişti. Almanlar ‘Kültür, unutulduktan sonra geri kalandır.’ derler. İlber hiçbir şeyi unutmazdı. Yabancı dilleri muhteşemdi, Farsça dâhil. Mülkiye’de aynı zamanda ders verince dost olduk iyice. Hayat doluydu. Bana okul koridorlarında ‘Sefiranım!’ diye bağırır, ifrit ederdi. Belçika Dışişleri’nde ayakta alkışlandı.”

“Çoğu kişinin ağzına almadığı konuları kendine özgü o güzel üslubuyla dile getiren cesur bilim insanlarımızdan biriydi; yerini doldurmak çok zor…”

Yeri doldurulamayacak değerli bilim insanımız, dostumuz sevgili İlber Ortaylı’nın ardından Mülkiyelilerden bunlara benzer pek çok paylaşım var sosyal medyada.

Ardından derin izler bırakarak bu dünyadan ayrılan seçkin insan İlber Ortaylı’yı zamansız şekilde kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Yakınlarının, camiamızın ve sevenlerinin başı sağ olsun.


© Akdeniz Gerçek