menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vaktimizi Kim Harcıyor?

3 0
previous day

Geçenlerde bir aboneliği iptal etmek istedim.Abone olurken ne yaptığımı pek hatırlamıyorum.Muhtemelen bir düğmeye bastım, kart bilgilerimi girdim ve birkaç dakika içinde işlem tamamlandı.İptal ederken ise sistem bana kendini uzun uzun hatırlattı.Önce hesabı buldum. Sonra ayarları.Ayarların içinde üyeliği. Üyeliğin içinde aboneliği.Tam buldum derken karşıma başka bir seçenek çıktı:“Ayrılmak istediğinizden emin misiniz?”Ben emindim ama sistem değildi.

Çünkü biraz daha düşündürmek istedi. Kaybedeceğim avantajları gösterdi. Başka bir paket önerdi. Bir kez daha emin olup olmadığımı sordu.

Bir noktadan sonra insanın aklına ister istemez şu geliyor:Ben bir aboneliği mi iptal ediyorum, yoksa ilişki mi bitiriyorum?Bu kadar konuşmamız şart mı?Aslında burada tuhaf olan iptal işleminin uzun sürmesi değil.Tuhaf olan, başlarken bu kadar uzun sürmemiş olması.Bir uygulamaya üye olmak kolay. Bir hizmeti satın almak kolay. Bildirimleri açmak kolay. “Ücretsiz dene”ye basmak zaten çok kolay.Ama çıkmak istediğinizde yol bazen nedense uzuyor.Ve bunun dijital dünyada bir adı var:Dark patterns.Türkçede kullanılan ifadelerden biriyle, karanlık ticari tasarımlar.Bunlar dijital ortamlarda kullanıcının kararını belli bir yöne çekebilen tasarım yöntemleri.Bazen bir seçenek önceden işaretlenmiş oluyor.Bazen “kabul et” düğmesi gözünüzün önünde dururken “reddet” seçeneğini aramanız gerekiyor.Bazen ücretsiz başlayan bir hizmetin ücretliye döneceği yeterince görünür anlatılmıyor.Bazen de kimse size açıkça “gidemezsiniz” demiyor.Sadece gitmenin yolunu uzatıyor.İşin önemli tarafı şu: Türkiye'de bu mesele artık yalnızca kullanıcıların birbirine anlattığı bir dijital çağ şikâyeti değil.Bu konuyu araştırırken işin Türkiye tarafında........

© Akdeniz Gerçek