İsa ÇOLAKER YAZAR TIKANIKLIĞI
Şeyma Subaşı, "Zamansız" adlı öyküsünde böyle bir meseleden bahseder.
Muhit dergisinin bir sayısında rastlamıştım bu kavrama. Gerçekten de böyle bir hadise mevcuttur. Yazmanın bir tıkanıklığı da vardır. Sütten kesilir gibi yazma aralığı ortaya çıkar. Mesela, Covid dönemi böyledir. Covid salgını, yazmaya zorlandığım bir dönem oldu. Yazma tıkanıklığı bu olsa gerektir. Yazmaya ara verdiğimiz dönemlerin belli vasıfları da vardır. Bunları konuşmakta fayda mülahaza ediyorum.
Yazma tıkanıklığının birinci nedeni, günlük meselelerin baskın gelmesidir. Okumanın azaldığı anlardır bunlar. Salgın, hastalık, tembellik bunlardan bazılarıdır. Bunlar yazma tıkanıklığına yol açar. Hiç yazmamak olmasa da yazma aralığınızı uzatır. Bunu aşmanın yolu da bolca okumaktır. Yazma tıkanıklığını dışarıdan anlamayabilirler. İçsel bir meseledir. Okudukça ve sağlıkla bu meseleyi çözeriz. Ben çözümü böyle buldum.
Yazma tıkanıklığını ya da yazma güçlüğünü aşmanın bir yolu da çokça okuma halkalarında bulunmaktır. Seminerler, akademik toplantılar, mütalaalarla bunları aşabiliriz. MEB'in "Edebiyat Akademi, Müzik Akademi" adıyla yaptığı seminerler buna iyi bir örnektir. Bir konuşmacının yaptığı seminerler, size iyi bir tefekkür ve yazma ortamı temin edebilir. Eski yazarlarımızın Kubbealtı toplantıları da böyleydi. Yazarlar ve akademisyenler, yazma konusunda birbirlerini beslerler. Yazmak bir ortam işidir. Ben de buna inanırım.........
