Ağrıyı Anlamak: TENS’ten The Pitt’e
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Ağrıyı Anlamak: TENS’ten The Pitt’e
Üniversitemizde öğrencilerimizin ağrı yönetiminde daha yetkin olabilmesi amacıyla düzenlediğimiz ikinci sempozyumda bu yıl konumuz akut ağrı yönetimiydi. Acilde ağrıya yaklaşımı, postoperatif ağrıyı, kronikleşme riskini ve tedavi seçeneklerini konuştuk.
Sempozyum sırasında, acilde akut ağrıdan söz eden hocamızın “Ne dersiniz, acil serviste TENS kullansak mı?” sorusu zihnimde düşüncelerin akmasına neden oldu.
TENS cihazı ilk bakışta pratik ve uygulanabilir bir seçenek gibi görünebilir. Ancak TENS’e gelmeden önce sormamız gereken daha temel bir soru olduğunu düşünüyorum:Hastanın ağrısını gerçekten yeterince anlıyor muyuz?
Çünkü meselenin çoğu zaman hastanın ağrısını yönetirken hangi cihazı kullandığımızla değil, ağrıyı nasıl değerlendirdiğimizle ilgilidir.
Günlük pratikte, özellikle acil servis gibi yoğun ortamlarda, ağrıyı hızlıca biyolojik açıdan tanımlayıp tedavi düzenleyerek hastayı taburcu etmeye çalışıyoruz. Bu yaklaşım çoğu zaman kaçınılmaz. Ağrının kaynağını anlamak, tehlikeli durumları ayırt etmek ve uygun tedaviyi başlatmak klinik yaklaşımın temeli.
Ancak akut ağrıyı yalnızca biyolojik bir olay gibi görmek eksik kalabiliyor.
Ağrının şiddeti ve hastanın onu nasıl deneyimlediği; korku, kaygı, önceki deneyimler, sosyal koşullar ve sağlık sistemine erişim gibi birçok faktörden etkilenebilir.
Birkaç gün önce The Pitt dizisini izlerken dikkatimi çeken şeylerden biri de tam olarak buydu. Acile gelen hastaya yalnızca “akut sorununu çözüp gönderelim” gözüyle bakılmıyordu. Hastanın psikolojik durumu, sosyal koşulları, evde nasıl devam edeceği ve taburculuk sonrası neye ihtiyaç duyacağı da düşünülüyordu.
Dizide acil hekimi yalnızca ağrıyı baskılayan ya da akut problemi çözen kişi değildi; hasta akışını yöneten, önceliklendirme yapan, tanısal kararları veren, yatak başı ultrasonla değerlendirme yapan ve öğrencileri sürece katan ana aktörlerden biriydi. Tıp fakültesi öğrencileri de yalnızca izleyen değil; sorgulayan, değerlendiren, öğrenen ve sorumluluk alan kişiler olarak sürecin içindeydi.
Ama dizide dikkatimi çeken şey sadece hastaya bütüncül yaklaşılması değildi. Bu yaklaşımın bedeli de çok net gösteriliyordu. Acil servis doluydu; bir hastayla ayrıntılı ilgilenilirken diğer hastaların bekleyişi uzuyor, yeni başvurular birikiyor, bekleyen sayısı artıyor ve sağlık çalışanları zaman zaman öfkenin, baskının hatta şiddetin hedefi hâline geliyordu.
Bir başka sahnede, kan şekeri dengesiz bir hasta acilde toparlanıyor, akut sorun düzeltiliyor ve hasta işine dönüyordu. Ancak asıl problem çözülmemiş oluyordu: Hastanın insülin alacak maddi imkânı yoktu. Sosyal koşulları değişmediği için aynı biyolojik problem tekrar ediyor; bu kez düşme, ciddi yaralanma ve ölümcül olabilecek bir tabloyla karşımıza çıkıyordu.
Elbette diziler klinik pratiği birebir yansıtmayabilirler; dramatizasyon içerirler ve bazı sahneler gerçek yaşamın karmaşık koşullarını sadeleştirebilir ya da abartabilir. Ancak The Pitt’in güçlü tarafı, oldukça gerçekçi hissettirmesi ve acil serviste yalnızca tıbbi kararların değil; zaman baskısının, hasta yoğunluğunun, sosyal sorunların ve sağlık çalışanlarının üzerindeki sistem yükünün de görünür hâle getirilmesiydi.
Bu sahnelerin şunu hatırlatıyor:
Acilde biyolojik parametreyi düzeltmek, her zaman hastayı gerçekten tedavi etmek anlamına gelmeyebilir.
Çünkü hastanın eve neyle döndüğü, ilacına ulaşıp ulaşamadığı, çalışmak zorunda olup olmadığı ve taburculuk sonrası kendini nasıl yöneteceği de tedavinin bir parçasıdır.
Aynı zamanda bu yaklaşımı sürdürebilmek yalnızca hekimin iyi niyetiyle olmaz. Bunun için zaman, ekip, güvenli çalışma ortamı ve iyi kurulmuş bir sistem gerekir.
Aslında benzer bir durum ağrı için de geçerli.
Hasta ağrısını anlamadığında korkabilir.Korktukça hareketten kaçınabilir.Hareketten........
