İzin Gününüzde (Pazar, Hafta Sonu) Mutfakta Bir – İki Saat Geçirirseniz, Hafta Boyunca Kurye Sizi Özler!
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
İzin Gününüzde (Pazar, Hafta Sonu) Mutfakta Bir – İki Saat Geçirirseniz, Hafta Boyunca Kurye Sizi Özler!
“Şu videoyu da izleyeyim.”
Aradan iki saat geçmiş.
Kimse “Vay, ne verimli pazar geçirdim.” demez.
Ama aynı iki saati mutfağa ayırırsanız, pazartesi akşamı gelecekteki kendiniz size teşekkür eder.
Çünkü pazartesi akşamı işten çıkınca insanın iki seçeneği vardır.
“İkinci hamburger yüzde elli indirimli.”
“Yanına büyük patates ister misiniz?”
Sanki millet hamburger değil, ev alıyor!
“Ağabey aşağı inebilir misiniz?”
Kırk dakika sonra yemek gelir.
Yemek gelir ama enerji gelmez.
Buzdolabının kapağını açarsınız.
Geçen pazar haşlanmış yumurtalar sizi selamlar.
Mercimek, “Ben hâlâ buradayım.” der.
Fırınlanmış sebzeler kutunun içinden göz kırpar.
Yeşillikler yıkanmış.
Ceviz kavanozda hazır.
On dakika sonra sofradasınız.
Kurye hâlâ motosiklete yeni binmiştir.
İşte fonksiyonel tıp buna “hazırlıklı olmak” diyor.
Bizim anneanneler ise yıllardır tek cümleyle anlatıyordu:
“Evde hazırlık varsa aç kalınmaz.”
Şimdi gelelim işin en komik tarafına…
Bazıları sağlıklı beslenmek için önce Peru’dan avokado, Norveç’ten somon, Himalaya’dan tuz, Amazon’dan tohum bekliyor.
Sanki mitokondrilerin pasaportu var!
Oysa bizim hamsi, zeytinyağı, yoğurt, yumurta, mercimek ve ceviz sessizce köşesinde bekliyor.
Size diyeceği tek şey şudur:
“Omega-3 ise gerisini bana bırak.”
Bir başka güzellik de şu…
Hafta sonu bir tencere mercimek pişirin.
Bir tencere nohut haşlayın.
Bir tepsi sebze fırınlayın.
Sekiz on yumurta haşlayın.
Sonra hafta boyunca mutfağa girince “Ne pişirsem?” diye düşünmezsiniz.
Sadece “Hangisini ısıtsam?” dersiniz.
Bakın, bu küçük değişiklik yalnızca mitokondrilerinizi değil, cüzdanınızı da mutlu eder.
Her akşam verilen sipariş…
Ay sonunda hesap makinesi bile yorulur.
İki kilo mevsim sebzesi…
Hem de cebinizde para kalır.
En güzel tarafını söyleyeyim mi?
Banka uygulamasına bakınca tansiyonunuz yükselmez.
Belki de fonksiyonel beslenmenin en büyük yan etkisi budur!
Doktorunuz kolesterolünüzün düzeldiğini söyler.
Mitokondrileriniz daha çok enerji üretir.
Ve cüzdanınız sessizce cebinizden seslenir:
“Beni de sonunda tedavi ettin.”
Demek ki sağlıklı beslenmek sadece daha uzun yaşamak değildir.
Daha az kurye beklemek…
Daha çok ev yemeği yemek…
Daha fazla enerjiye sahip olmak…
Ve ay sonunda kredi kartı ekstresini açarken derin nefes alabilmektir.
İnanın, bu da mitokondriler kadar ruh sağlığına iyi geliyor! 😊
Hedef, İrade ve Disiplinin Orta ve Yüksek Öğretimdeki Yeri-1: Hedef
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya........
