Aile Hekimliği Yönetmeliğinde Değişiklikler
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Aile Hekimliği Yönetmeliğinde Değişiklikler
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekim başına düşen yaklaşık 3.500 kişilik nüfus, fiili başvuru yükü dikkate alındığında günlük ortalama 80–100 hasta başvurusuna karşılık gelmekte ve bu durum hasta başına ayrılabilen muayene süresini ortalama 4–5 dakika düzeyine indirmektedir; oysa uluslararası literatürde önerilen muayene süresi 10–15 dakika aralığındadır ve sürenin bu denli kısıtlı olması klinik değerlendirme derinliğini sınırlayarak tanısal doğruluğu dolaylı biçimde etkileyebilmekte, tetkik kullanımını artırabilmekte ve hekimlerde mesleki tükenmişlik riskini yükseltebilmektedir.
Güncel Aile Hekimliği Yönetmeliği çerçevesinde tanımlanan performans kriterleri, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirme, izlem oranlarını artırma ve toplum sağlığını iyileştirme amacı taşımakla birlikte, uygulamada artan veri giriş yükü ve izlem odaklı performans takibi hekimlerin klinik değerlendirmeye ayırabildiği zamanı sınırlayabilmekte; performans katsayılarında yapılan düzenlemeler ise bazı durumlarda iş yükü ile elde edilen karşılık arasındaki dengeye ilişkin tartışmaları beraberinde getirmektedir. Katsayıların 1,5’ten 1,259’a düşürülmesi, hekimin reel gelirinde ’lik bir azalmaya yol açarak “daha fazla iş gücü ile daha az kazanım” modelini dayatmaktadır.
Birinci basamakta ortaya çıkan bu iş yükü ve zaman kısıtlılığı, hizmetin erişilebilirliği ve etkinliği üzerinde sınırlayıcı etkiler oluşturarak hastaların doğrudan ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına başvurma eğilimini artıran faktörlerden biri haline gelebilmekte; bu durum hastanelerde randevu yoğunluğunun artması, sağlık çalışanları üzerindeki stresin yükselmesi ve kamu sağlık sistemi üzerindeki yükün artmasına paralel olarak alternatif hizmet arayışlarının çoğalması gibi çok boyutlu sonuçlar doğurabilmektedir.
Sonuç olarak, birinci basamak sağlık hizmetleri sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlenmekte olup, mevcut düzenlemeler koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeyi hedeflese de uygulamadaki iş yükü, zaman yönetimi ve performans dengesi alanlarında iyileştirmeye açık yönler barındırmakta; bu nedenle aile hekimliği sisteminin hekim başına düşen nüfusun dengelenmesi, muayene sürelerinin artırılması ve performans kriterlerinin klinik niteliği destekleyecek biçimde yeniden yapılandırılması yönünde geliştirilmesi, sağlık sisteminin genel etkinliğinin artırılması açısından önem arz etmektedir.
Biyolojik Tehditlere Karşı Ulusal Hazırlıklılık Stratejisi: Otorite, Alt Yapı Standartları ve Toplumsal Savunma Doktrini
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime()........
