Kur’an’da Nefs-i Mutmainne
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Kur’an’da Nefs-i Mutmainne
Nefs-i Mutmainne, İslam geleneğinde nefisle ilgili yapılan sıralamada pozitif bir anlamla (imanın huzuruna ermiş insan) dördüncü aşamaya yerleştirilmiştir. (1-Emmâre 2-Levvâme 3-Mulheme 4-Mutmainne 5-Râdıye 6-Mardıyye 7-Kâmile) Ancak Kur’anî verilere bakıldığında nefs-i mutmainnenin pozitif anlamdan ziyade negatif anlamla iç içeliğinin söz konusu olduğu fark edilir. Yazımızda nefs- mutmainnenin sıralamadaki yerinin değiştirilmesi önerilmektedir.
Nefs-i Mutmainne tabiri Kur’an-ı Kerim’de sadece Fecr suresinde geçer (يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ ﴿٢٧﴾). Otuz âyetten oluşan ve bir sayfadan biraz fazla olan surenin muhtevasına bakıldığında genel olarak inkarcılara yönelik ikazlar içerdiği müşahede edilir. Giriş kısmında yemin edilen tan yeri, on gece, tek-çift ve akıp giden gece ifadeleri üzerinde müfessirlerin ihtilaf ettiği görülür. Bir kısmı ayetleri surede işlenen konudan bağımsız okuyup literal anlam verirken bir kısmı makul hale getirmek için hac ibadetiyle ilişkilendirip Zilhicce ayının geceleri şeklinde manalandırmıştır. (Zilhiccenin ilk on gecesine, Zilhiccenin 9. ve 10. gecesine, Müzdelife’de geçen geceye and olsun!) Bir kısmı da surenin devamında işlenen konuyla alakasını kurup Âd, Semûd ve Firavun kavimlerinin helak edilişi anlamlarını vermiştir. (Firavun kavminin helak edildiği on gün on geceye, Âd kavminin helak edildiği yedi gece sekiz gün süren kasırgaya ve genellikle helaklerin gerçekleştiği fecr vaktine and olsun!)
Ardından gelen ayetlerde kâfir insan tipinin Yüce Allah tarafından mal-mülkle donatıldığında sevincine, imtihan dünyasının bir yansıması olarak imkanları kısıtlandığında ise nankörlüğüne dikkat çekilir. Devamında da kafir insanın doyumsuzluğuna, yetime ikram etmeyişine, yoksulu doyurmayışına, mirası hadsiz hudutsuz yiyişine, mala aşırı düşkün oluşuna vurgu yapılır.
Bütün bunlardan sonra kıyamet ve hesap hatırlatması yapılarak bu tür bir yaşayış içerisinde olan insanların yanlış yaptıklarına ve bu yaşamlarını değiştirmelerinin lehlerine olacağına dikkat çekilir. İşte nefs-i mutmainne tabiri böyle bir bağlam içerisinde kullanılır ve peşinden gelen ayetlerde dünya hayatına dalan, ondan hoşnut olan nankör insan tipinin bu yanlışından dönmesinin hem dünyasını kurtaracağına hem de bir sonraki hayatında iyi insanlar arasına katılmasına vesile olacağına dikkat çekilir. Aynı bilgi Yunus suresinin 7-8. ayetlerinde de dile getirilir (اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ ﴿٧﴾ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴿٨﴾ ).
Bu değerlendirmelerden sonra Fecr suresinin son ayetlerinin doğru olduğu düşünülen anlamı şöyle olur:
“Ey bunca ilahi ikaza kayıtsız kalan ve aymazlık içinde yaşamaktan gayet memnun ve mutlu olan insan! Artık bu yanlışından dön / rabbine yönel ve bu sayede sen de cennete girecek insanlar arasına dahil ol!”
Ayetlerden hareketle nefs-i mutmainnenin anlamı bu şekilde tespit edildikten sonra sıralamadaki yerinin de ikinci aşamadan önce olduğu........
