menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ akıllanırken, insan psikolojisi nereye gidiyor?

29 0
29.08.2026

İmam Gazâlî, insanın hakikate ulaşmasında aklın önemini kabul eder; fakat aklın tek başına yeterli olmadığını da vurgular. Ona göre insanı olgunlaştıran şey, akıl ile kalbin birlikte işlemesidir. Bugün yapay zekâ bize güçlü bir akıl desteği sunuyor. Ancak kalbimizi, vicdanımızı ve ahlaki muhakememizi aynı ölçüde geliştiremezsek, bilgi arttıkça hikmet azalabilir.

Dr. Ali Ruhan Çelik/ Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, SBBF Dekan Yardımcısı, Psikoloji Bölüm Başkanı, Klinik Psikolog

Bir sabah uyanıyorsunuz. Günün ilk haberini yapay zekâ seçiyor. Dinleyeceğiniz müziği o öneriyor. Gideceğiniz yolu o belirliyor. Yazacağınız e-postayı o tamamlıyor. Alışveriş listenizi hazırlıyor, toplantınızı planlıyor, hatta kimi zaman dertlerinizi dinleyip size tavsiyelerde bulunuyor. Bundan sadece birkaç yıl önce bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz sahneler, bugün günlük hayatımızın sıradan bir parçası hâline geldi.

Teknoloji tarih boyunca insan yaşamını değiştirdi. Buhar makinesi üretim biçimlerini dönüştürdü, elektrik geceyi gündüze çevirdi, internet dünyayı tek bir ekrana sığdırdı. Yapay zekâ ise bunlardan farklı olarak düşünme, karar verme ve hissetme alışkanlıklarımızı da etkilemeye başladı.

İşte tam da bu nedenle bugün sormamız gereken en önemli soru şudur: Yapay zekâ yalnızca hayatımızı mı kolaylaştırıyor, yoksa psikolojimizi de yeniden şekillendiriyor mu? Bana göre cevap net: Evet, şekillendiriyor.

Çünkü insan psikolojisi sadece yaşadığı olaylardan etkilenmez. Nasıl düşündüğü, nasıl öğrendiği, kimlerle ilişki kurduğu ve zamanını nasıl geçirdiği de ruh dünyasını biçimlendirir. Yapay zekâ ise tam olarak bu alanların merkezine yerleşmiş durumda.

Eskiden bir bilgiye ulaşmak için saatlerce araştırma yapmak gerekirdi. Bugün birkaç saniye içinde yüzlerce kaynağa ulaşabiliyoruz. Bu büyük bir nimet. Ancak kolay ulaşılabilen bilginin, düşünme çabasını azaltma ihtimali de var.

Bugün birçok insan herhangi bir konuda önce kendi zihnine değil, yapay zekâya danışıyor. Bir metin yazarken, bir sunum hazırlarken, hatta hayatına dair karar verirken bile ilk başvurduğu yer bu dijital ortam. Bunun kısa vadede büyük avantajlar sağladığı inkâr edilemez. Fakat uzun vadede şu riski de beraberinde getiriyor: Kendi zihnimizi ne kadar kullanıyoruz?

Muhakeme becerisi zayıflıyor

Kaslarımızı kullanmadığımızda nasıl güç kaybediyorsak, zihnimiz de sürekli başkalarının ürettiği cevaplarla beslendiğinde üretme ve muhakeme becerisini zamanla zayıflatabilir. Burada yapay zekâyı suçlamak doğru olmaz. Çünkü teknoloji ne iyi ne de kötüdür. Onu iyi veya kötü yapan, insanın onu hangi amaçla kullandığıdır.

"İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur"

İbn Haldun yüzyıllar önce şöyle diyordu: "İnsan,........

© Açık Görüş