menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu'da "ertelenmiş savaş" gerçeği

7 0
01.08.2026

ABD/İsrail- İran Savaşı'nda taraflar, savaşı yeniden başlatacak asıl barut fıçılarını -füzeler, drone'lar, Hizbullah ve Husiler gibi vekil güçler- görüşme masasının dışında tutarak, sadece geçici ve teknik bir ateşkes üzerinde anlaştı. Bu, bir mimarinin temelini atmadan çatısını inşa etmeye benziyor. Kazara yapılmış bir ihmalden bahsetmiyoruz. Hem Washington hem Tahran için bu konuları masaya yatırmak, savaşın en zor ve en kırılgan taraflarını açığa çıkarmak anlamına geliyor.

Dr. A. Erkam Selvi/ Gazi Üniversitesi

Şubat 2026'da başlayıp Mayıs ayında sona eren ABD-İsrail-İran savaşının ardından geçen haftalarda, bölge kamuoyunda tuhaf bir rahatlama havası hakim oldu. Tahran'da rejim ayakta kaldı, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akmaya devam ediyor, Washington ile Tahran arasında Doha üzerinden "teknik görüşmeler" sürüyor. Oysa masadaki verilere daha yakından bakıldığında ortaya çıkan tablo rahatsız edici: Elimizdeki şey bir barış değil, tarafların yeniden nefes almak için kullandığı bir zaman dilimi. Ateşkes değil, mola.

Bir mutabakat muhtırası, barış anlaşması değil

17 Haziran'da Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında imzalanan belge, dikkatlice okunduğunda aslında ne kadar geçici olduğunu ele veriyor. Bu bir barış anlaşması değil, bir mutabakat muhtırası (MoU); ve içeriği daha da çarpıcı: İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçişin "ücretsiz" olması için sadece 60 gün boyunca "en iyi çabayı" göstermeyi taahhüt ediyor. Nihai bir anlaşmaya kadar geçerli olan bu madde, zaten kendi içinde bir sona erme tarihi taşıyor.

Daha da önemlisi, imza mürekkebi kurumadan İran yetkilileri boğazdan geçen gemilerden "hizmet ücreti" alınacağını açıklamaya başladı. Devrim Muhafızları Ordusu ise bir adım daha ileri giderek gemilerin yalnızca İran karasularından geçebileceğini, Washington'ın teşvik ettiği Umman karasularından geçen güney rotasının kabul edilmeyeceğini duyurdu. Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün 30 Haziran itibarıyla Hürmüz ve çevresinde 49 ayrı güvenlik olayı tespit etmiş olması, "serbest geçiş" taahhüdünün kağıt üzerinde kaldığının somut kanıtı.

Bu........

© Açık Görüş