menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksuluz, daha da yoksullaşıyoruz çünkü…

59 47
22.02.2026

Yoksulluğu bir kader gibi gösterip şükretmeyi öğütleyen olduğu gibi bilimsel yöntemlerle başetmeyi savunanlar da var. Üniversitedeyken okuduğumuz ekonomi derslerinde de yoksulluk teoremleri vardı. Aklımdan çıkmayanlardan biri “Yoksullar yoksul oldukları için yoksuldurlar ve daha da yoksullaşacaklar” savıydı. Buna göre varsıl birisi 100 birim birikimine yaptığı yatırım karşılığı yüzde 10 kazanınca serveti 110 oluyor, yoksul birisi ise 10 birim birikimini 11’e çıkarabiliyor. Sonuçta ikisinin gelir farkı açılarak 90’dan 99’a çıkıyor. 

En çok sevdiğim atasözlerinden biridir “Biri yer, biri bakar kıyamet ondan kopar…” İşte yoksulluğu kader göstermek ve yoksullara övgüler düzmek hatta varsılın malını “haram” kavramıyla korumanın amacı bizim atasözündeki kıyametin kopmasını engellemektir. Marksist literatür ise yoksulluğu kader olarak görmez ve kapitalist paylaşım sistemine bağlar. Ona göre kapitalist sistemde üretim araçlarını ellerinde tutanlar üretilen değerleri eşit paylaşmayarak, yoksullar sınıfını yaratır. Kendi ülkesi yetmez başka ülkelerin emeği ve kaynaklarını da sömürür. Çözümü de  herşeyi yaratan ve üreten işçiler tarafından üretim araçlarının mülkiyetinin bir avuç azınlığın elinden adına devrim denilen zorla alınmasıdır. Ancak bu durumda bireysel kazanç yerine toplumsal çıkar öne çıkarılabilir, kol ve kafa işçileri ile çiftçiler gibi üreticiler ürettiği değerlerden adil pay alabilir. Böylece iklim değişikliği ya da vahşi madencilik gibi doğanın hor kullanılması yani bir elma için ağacı kesilmesi de engellenecektir. Tek çare budur. Yoksa bir ülkede üretilen pastadan aslan payını bir avuç varsılın alıp kalan küçük parçayı çoğunluğun paylaşması sosyal patlamalara her zaman........

© Açık Gazete