menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mutluluk ve denge için ağaçları örnek al

7 0
20.10.2026

Asya sanatına göre kışın üç dostu ağaç varmış; Çam, bambu ve erik. ABD'li psikiyatrist yazar Dr. Suzan J. Song, "Neden Acı Çekeriz, Nasıl İyileşiriz?" adlı kitabında bu üç ağacın kışları açan çiçeklerinin dayanıklılığını, umut ve kararlılıkla yaşama becerisini örnek alırsak hayat gailesindeki engelleri daha konforlu aşabileceğimizi söylüyor.

Kore asıllı ABDli yazar Dr. Suzan J. Song; istikrarsızlığa, travmalara, insan ilişkilerine, acıların biçimine ve iyileşme yollarına yoğunlaşmış bir psikiyatrist, antropolog ve küresel ruh sağlığı uzmanı.

Klinik bakım, insani krizler, kamu politikası ve sistem dönüşümü alanlarını birleştiren çalışmalarıyla uluslararası düzeyde tanınırlığa sahip, çocuk/ergen ve yetişkin psikiyatristi Song, özellikle zorunlu göçe maruz kalmış çocuklar ve ailelere dair önemli projeler yürüttü. Yirmi yıldan fazla Sahra Altı Afrika, Sierra Leone, Liberya, Burundi, Haiti, Etiyopya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ürdün'deki Suriyeli mülteci kamplarında ve Doğu Avrupa'da çatışma bölgelerinde bulundu ve buralarda ruh sağlığı ve psikososyal destek sistemlerinin tasarlanması, uygulanması ve bu alanlarda verdiği danışmanlık hizmetleriyle biliniyor.

Sekiz yıl ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı İnsan Ticaretiyle Mücadele Ofisi'nde danışman olarak çalışan Dr. J. Song, halen ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı Suç Mağdurları Ofisi'nde, kitlesel şiddet olayları sonrasında topluluklara destek sağlayan danışman olarak görev yapıyor.

İNCİTMEMEYİ SEÇENLERE!...

Onun ilk kitabı olan ve geçtiğimiz günlerde Mehtap Özer İsoviç'in çevirisiyle yayımlanan "Neden Acı Çekeriz, Nasıl İyileşiriz" özellikle sahada edinilmiş tecrübeler ışığında yazılmış olması bir yana, Song'un sorunları ele almadaki naif ve hassas bakışıyla ayrı bir değer kazanıyor.

Hayat yolunda karşımıza çıkan engeller, bu engellerin üzerimizde yarattığı sıkıntılara ve bunlarla nasıl başa çıkmamız gerektiğine dair sayısız kitap yayınlanıyor. Konunun uzmanlarına, akademik ortamda ve sahada tecrübe kazanmış isimlere saygım sonsuz. Ancak tabela üzerinde var olan eğitim programlarından mezun olan, bir akademik değer ifade etmeyen yaldızlı sertifikalara sahip kişilerden uzak durmakta fayda var deyip konumuza dönelim.

Suzan J. Song, kitabını "İncinmişliğini içinde taşıyan ama incetmemeyi seçenlere" ithaf ederek zaten kitabın daha ilk sayfalarında beni kendisine bağladı. (ve zaten iyi kitap ilk sayfalarında bağlamaz mı okurunu kendine!)

Ne kadar uygulanabilir bilemem ama müthiş bir öneri:

İncinmişsen ve için yanıyorsa bile sen incitme!

Zaten o da önsözünde şu sorunun üzerinde duruyor:

"Hayattaki zorlukların üstesinden zarafet ve özgüvenle gelmelerini mümkün kılan birtakım bakış açıları ya da davranış kalıpları mı var? Şayet öyleyse, bunlar herkesin öğrenebileceği beceriler mi?"

Hepimizin aradığı bu değil mi?

İncitmeden ama örselenmeden de hayat gailesinin üstesinden gelmek.

KIŞ SOĞUĞUNUN İNATÇI ÇİÇEKLERİ

Kitapta ayrıntılı bir biçimde anlatıyor ama Dr. Suzan J. Song, hayatın zorluklarını aşma ve gelişme yolunda geliştirdiği metodunu Asya sanatından ödünç aldığı "Kışın Üç Dostu" üzerinden açıklıyor.

Kışın üç dostu tabiri; en zorlu kış şartlarında bile canlılığını muhafaza edip çiçeklerini açabilen çam, bambu ve erik ağaçlarına bir atıf. Asyalılar bu üç ağacın resimlerini evlerinin duvarlarına kulağa küpe misali asar, onların dayanıklılığını, umut ve kararlıkla yaşama becerisini örnek alırlarmış.

Song da en zorlu zamanlarımızda, en güçten düştüğümüz, kolumuzun kanadımızın kırıldığı anlarda bile bize esenlik sağlayacak üç ayaktan oluşan kendi iyileşme metodunu öneriyor:

Anlatı... Ritüeller ve Bir Amaca Sahip Olmak.

Bu kavramları kısaca şöyle açıklayabilirim...

* Anlatı: Yani, hikâye ve açıklamaların insanların hayatında ne kadar önemli bir rol oynadığı... Mesela hayatın gerçeklerini nasıl algılıyor ve onlara nasıl tepkiler veriyoruz? Bu yolda bizi ne gibi şeyler etkiliyor ve yönlendiriyor?

* Ritüeller: Kaybettiklerimizi onurlandırmak, muğlak kayıp örneklerinden hareketle kesinlik ihtiyacına umutsuzca tutunma hissinden kurtulmak. Geçmiş benliklerimizi şu anki halimizle bütünleştirerek ritüellerin yardımıyla bir öz dönüşümden geçmek.

* Bir Amaca Sahip Olmak: Bizi farklı, esen ve görece mutlu edecek bir gerçekliğe duyduğumuz arzudan yola çıkarak dünyayla daha geniş manada bir bağ kurabilmek. Anlamlı bir hayat sürmek, hayatımızdaki mevcut........

© 9 Eylül Gazetesi