menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Liberal dogmalardan, neo liberal ezberlerden nasıl kurtulacağız?

23 0
26.08.2026

Türkiye; ekonomide yüksek bütçe açığı, yüksek dış ticaret açığı, yüksek cari açık gibi yapısal sorunlara sahiptir. Yüksek enflasyon, yüksek döviz kuru, yüksek dış borç, yüksek işsizlik, yüksek faiz gibi sorunlarımız da vardır. Üstelik bu sorunlar yapısaldır. Dönemsel değildir. 

Türk ekonomisi, bir türlü istenen ölçekte kayıt altına alınamamıştır şimdiye dek. Vergi adaleti yoktur. Gelir dağılımı bozuktur. Servet – sefalet uçurumu, zengin – fakir uçurumu öylesine derindir ki, Türkiye gelir dağılımı bozukluğuna ilişkin araştırmalarda, gelir dağılımı bozuk ülkeler sıralamasında, her zaman ilk sıralardadır maalesef.

Ekonomi denince, üretim, yatırım, ihracat, istihdam değil de, rant, repo, faiz, borsa, döviz konuşmanın neticesidir bunlar. Tarımı ihmal etmenin, tarıma dayalı sanayiyi gözden çıkarmanın neticesidir. Tarım arazilerinin azalmasına, tarımda çalışan nüfusun hem azalıp hem de yaşlanmasına çözüm bulamamanın neticesidir. Dünya Bankası ve IMF (Uluslararası Para Fonu) reçetelerine teslim olmanın neticesidir. Turgut Özal’ın mimarı olduğu, sonra da 12 Eylül darbecilerinin desteğiyle uyguladığı 24 Ocak (1980) kararlarını harfiyen uygulayan, Özal hayranı liberal demokrat, sosyal demokrat, milliyetçi, muhafazakâr kadroların, farklı partilerin iktidarında, aynı programı takip etmesinin neticesidir. Liberal siyasal iktisadın, neo liberal tercihlerin neticesidir. Bu tercihler kökten değişmedikçe, kurtuluş yoktur. Bu konu üzerinde uzun uzadıya düşünmek gerekir. 

LİBERALLER KİTLELERİ NASIL İKNA ETTİLER?

Kabul etmeliyiz ki, neo liberalizmin büyük başarısı, bu denli insanlık düşmanı, adalet yoksunu, eşitlik karşıtı bir düşünceyi, sanki tek gerçek ideolojiymiş, sanki insan doğasının normaliymiş, sanki seçeneksizmiş, sanki hayatın olağan akışına tek uygun, en uygun, biricik dünya görüşüymüş gibi geniş kitlelere benimsetebilmesidir. Üstelik benimsettiği, ikna ettiği bu geniş kitleler arasında yoksullar, işçiler, ezilenler, kimsesizler de vardır. Ülkemizde ve dünyada binlerce mali bunalıma, ekonomik krize, yüzbinlerce iflasa, bunlardan dolayı onbinlerce insanın intihar etmesine, milyonlarca insanın açlık, yoksulluk çekmesine sebep oldukları halde, neo liberaller, sanki bu yaşananlarda hiçbir sorumlulukları, kabahatleri yokmuş gibi, sanki neo liberalizm bir doğa kanunuymuş gibi, sanki ekonomi politiğin mutlak ve kaçınılmaz sonucuymuş gibi, her seferinde milyonlarca insanı, bir kez daha neo liberal düşüncelere ikna edebilmişlerdir. Her seferinde bu gerici, bu vahşi, bu insanlık dışı düşünceye milyonlarca insanı inandırabilmişlerdir. 

İngiltere’de, “demir leydi” olarak anılan Muhafazakâr Parti lideri ve başbakan Margaret Thatcher, 1979’da iktidara neo liberal........

© 12punto