menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP delegesi!

21 0
02.07.2026

Bazen kitabın ortasından konuşmak gerekir.

Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'ı iktidarda tutmak için yürüttüğü misyonunu layıkıyla yerine getirmediğini düşünmüş olacak ki, “mutlak butlan” diyerek yeniden CHP'nin başına çöreklenince, kızılca kıyamet koptu.

Kendisine “muhalif” sıfatını uygun gören ama çaktırmadan Saray'ın değirmenine su taşıyan haber kanallarında sabah akşam aynı teraneyi dinliyoruz.

Yatıyoruz Kılıçdaroğlu, Özgür Özel, mutlak butlan, yeni parti, kurultay, CHP'li belediyelere operasyon filan... Kalkıyoruz aynısı!

Memleketin gündemini Saray'ın istediği şekilde bir güzel manipüle ediyorlar. Sanki başkaca derdimiz tasamız yokmuş gibi.

Yurdum insanını gündem yorgunu yaptılar.

Nihayetinde bunun kime yarayacağını tahmin edebilmek için öyle ahım şahım siyaset sosyolojisini bilmek gerekmiyor.

Ama gelin biz şimdi meseleye başka zaviyeden bakalım.

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu ile lafta köprüleri atıp kurultay için bastırıyordu ya, ben kendi adıma meselenin bu tarafına takılı kaldım.

Hiç lafı eveleyip gevelemeden soralım:

Bugün gelinen safhada, o kurultaylarda oy veren delegelerin hiç mi sorumluluğu yok.

İşte zurnanın zırt dediği yer burası!

Nihayetinde, son genel seçim hezimetinin ardından Genel Başkanı değiştirmiş olmaları, geçen yıllardaki günahlarını affettirmiyor.

Delegeler her kurultayda Kılıçdaroğlu’nu rekor oylarla o koltuğa sabitlemeseydi, bugün ne "mutlak butlan" tartışmaları siyasetin gündemini esir alabilirdi ne de 13 seçim kaybetmesine rağmen sarsılmayan bir genel başkanlık iradesi inşa edilebilirdi.

Eğri oturup doğru konuşalım. Türk siyaseti yine tanıdık bir girdabın içinde.

Sokaktaki her on vatandaştan dokuzunun tepkiyle, şaşkınlıkla ve öfkeyle izlediği bu geri dönüş tiyatrosunda oklar doğal olarak Kılıçdaroğlu’na yöneldi.

"13 seçim kaybettin, bu neyin hırsı?" filan...

Ancak kimsenin madalyonun tersini çevirmeye, o görkemli Ankara salonlarının perdelerini aralayıp asıl sorumlularla yüzleşmeye niyeti yok!

Siyaset bilimi de rasyonel akıl da bize bir liderin, arkasında örgütlü ve amansız bir delege iradesi olmadan o koltukta bir gün bile oturamayacağını söyler.

Yani, Kılıçdaroğlu’nu eleştiren insanların asıl sorması gereken “Neden, CHP delegeleri, bütün başarısızlığına rağmen Kılıçdaroğlu'nu onca yıl koltuğundan indirmedi?” sorusudur.

Gelin, hafızamızı tazeleyelim ve Türk siyasi tarihinin en korunaklı, en steril ve toplumsal gerçeklikten en kopuk yapılarından biri olan CHP kurultaylar tarihine, yani delegenin o sadakat arşivine yakından bakalım.

Kılıçdaroğlu’nun "yenilmez" koltuk nizamı, sandıktaki........

© 12punto