Fenomenlere ‘bedava yemek vergisi’ mi geliyor?
Son günlerde çeşitli mecralarda sosyal medya fenomenlerine “bedava yemek vergisi” geleceğine ilişkin haberler ve bu uygulamaya yöenlik eleştiriler paylaşılıyor. Tartışmanın kaynağı, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; Reklam Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Reklam Özdenetim Kurulu iş birliğiyle düzenlenen “4. Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri (Influencer) Eğitimi”nde aktarılan “yeni vergi uygulaması”.
Aktarılan uygulamaya göre; içerik üreticilerinin markalardan hediye olarak aldıkları ürünlerin ve mekânlarda tükettikleri hizmetlerin bedeli gelir olarak kabul edilecek ve genel kural olarak oranında vergi kesintisine tâbi tutulacak. Vergi kesintisi reklam veren işletmeler veya ajanslar tarafından gerçekleştirilecek.
Peki gerçekten “yeni” bir vergi mi söz konusu?
Düzenleme gerçekten yeni mi?
Vergi hukukunun temel yaklaşımı basit: gelir yalnızca “para” anlamına gelmez, bir faaliyetin karşılığında elde edilen ve ekonomik değeri olan her türlü menfaat gelir teşkil edebilir. “Ayni kazançlar” – yani mal veya hizmet şeklinde elde edilen değerler – de bu kapsamdadır.
Somut bir örnek verilecek olursa, işverenin çalışanlarına sağladığı ayni menfaatler (örneğin konut, araç, yemek gibi) gelir vergisi kapsamındadır. Bir işveren bir çalışanına 75.000 TL değerinde bir çanta hediye ederse, bu bir ücret geliri sayılacak ve çantanın piyasa bedeli çalışanın gelirine dahil edilecektir.
Anlaşılacağı üzere, “yeni” uygulama ile sosyal medya ekonomisi için özel bir “vergi” ihdas edilmiyor. Mevcut kuralların dijital alanda da uygulanması gerektiğinin altı çiziliyor.
İçerik üreticilerine bir istisna mı........
