menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail sayesinde ABD, Arapların İran’a karşı sigortası olmaktan çıkıyor

35 0
05.08.2026

İsrail sayesinde ABD, Arapların İran’a karşı sigortası olmaktan çıkıyor

Ortadoğu’da tümüyle İsrail’in dümen suyuna girmesiyle ABD, Arap monarşilerinin İran korkusuna karşı sigortası olma rolünü yitirmeye başladı. (Foto: White House)

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı en büyük saldırıyı başlatacağını söyleyip son anda vazgeçmesi artık haber değeri taşıyor. Ancak son saldırının iptal gerekçesini Air Force One uçağındaki gazetecilere izah ederken kullandığı bir cümle hem Ortadoğu jeopolitiğinin nasıl değiştiğini hem de Ortadoğu politikasını İsrail’deki Binyamin Netanyahu yönetiminin çıkarlarına zincirleyen Trump’ın ABD’yi Arap monarşilerinin İran korkusuna karşı sigortası olmaktan nasıl çıkarmaya başladığını gösteriyor. Trump’ın şu haber videosundaki “İran bize yalvarıyor, görüşmek istiyor” türünden boş böbürlenmelerini bir yana bırakalım. Haber saldırıdan vazgeçme nedenlerini sayarken Trump’ın “Suudi Arabistan da yapmamızı istemiyor” demesinde. Aslında Trump gazetecilere “Üç ayrı grup daha yapmamızı istemiyor” diye pas atmış, ama muhabirler daha çok “İran’ı neden vurmadınız?” sorularının iştahı içinde “Kimler?” sorusunu sormamış. Sormuş olsalar yanıt olarak Katar, Bahreyn, Ürdün yanıtlarını, ya da saldırıların daha da tırmanmaması için çalışan Türkiye, Pakistan, Mısır gibi ülkelerin adını alabilirlerdi.

ABD Arap monarşilerinin sigortasıydı

Gerçi bir muhabir Trump’a ABD’nin 5’inci Filosu’nun üssü olan Bahreyn’deki ABD üssünden çekilme konusunu sordu. Yanıt alamadı. Yakın zamana dek ABD’nin cüssesini İran’a karşı güvence, adeta bir sigorta poliçesi sayan memnu Arap monarşileri artık İran’ın misilleme yapacağı endişesi içinde İsrail’in taleplerine karşı ABD’nin İran’ın üzerine fazla gitmemesini istemeye başladı. Son 10 yılda Körfez ülkelerinin ABD’den ısmarladığı silah tutarı 150 milyar dolar civarında; bunun 100 milyar doları sadece Suudi Arabistan’dan. Bu silah alımları bir anlamda Arap monarşilerinin İran’a karşı sigorta primiydi. Ama şimdi ABD sigorta poliçesindeki koşulları yerine getirememeye başladı. Hatta İsrail’in bastırmasıyla kalkıştığı her hareket Arap monarşilerini İran’ın misillemelerine daha açık hale getiriyor. Füze saldırıları ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle Katar’ın doğal gaz ihracatı baltalandı. İsrail ve ABD’nin 28 Şubat saldırısından bu yana zararlarının 30 milyar doları bulduğu yolunda tahminler var. BAE’nin ve Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı da düşüyor. Yemen’de İran destekli Husilerin saldırıları Süveyş Kanalı’nın Hint Okyanusu çıkışı olan Babülmendeb Boğazı’nı da petrol ticareti bakımından riskli hale getiriyor.

Vura vura füze mi kalmıyor?

Yakın zamana dek, petro-dolarlarla aldıkları ABD silahlarıyla İran saldırılarının yüzde 90’ını durdurduklarıyla övünen Arap monarşilerinin bir sorununun da ABD medyasında yer alan füze sıkıntısı olduğu anlaşılıyor. Buna göre, ABD’deki füze üretim hızı, İran’ın saldırı hızını karşılamaya yetmemeye başladı; bir tür “vura vura kalmadı” sendromu. Arap ülkelerinin İran saldırılarına........

© yetkinreport.com