menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Yaptırım Kıskacında: Güneyde İran, Kuzeyde Rusya

14 0
27.08.2026

Türkiye Yaptırım Kıskacında: Güneyde İran, Kuzeyde Rusya

İran gazını kaybetmek yönetilebilir. Rusya ile enerji ticaretinin ciddi biçimde zorlaşması çok daha ağır sonuçlar doğurur. İkisinin aynı anda, istisnasız Amerikan ve Avrupa yaptırımlarının baskısı altına girmesi ise Türkiye için bir enerji meselesinin çok ötesinde ekonomik ve stratejik bir şoka dönüşebilir. (Görsel: Türkiye Doğal Gaz ve Petrol Boru Hattı Haritası)

Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine konulması gereken daha tatsız bir senaryo var: İran ve Rusya üzerindeki yaptırım baskısının aynı anda sertleşmesi ve bu kez Türkiye’ye geniş hareket alanı bırakılmaması.

İran güneyimizde, Rusya kuzeyimizde. İkisi de yalnızca enerji tedarikçisi değil; ticaret, turizm, taşımacılık, finans ve bölgesel jeopolitik bakımından Türkiye’nin günlük ekonomik hayatının içine girmiş iki büyük komşu. Bu nedenle Ankara’da bugün sorulması gereken asıl soru, İran’a veya Rusya’ya ne olacağı değil. Washington ve Brüksel, Türkiye’ye istisna tanımazsa bize ne olur?

Rusya’nın Yerini Doldurmak Kolay Değil

Rusya Türkiye için sıradan bir ticaret ortağı değil. 2025’te Türkiye’nin 365 milyar doları aşan mal ithalatının yaklaşık 42 milyar doları Rusya’dan geldi. 2026’nın ilk yarısında da Rusya’dan ithalat 20 milyar doların üzerinde seyretti.

Ama toplam rakamdan daha önemlisi ne aldığımız. Ham petrolümüzün çok önemli bir bölümü, ithal dizelin ise ezici ağırlığı Rusya kaynaklı. Buna doğal gazı, kömürü ve diğer enerji girdilerini eklediğinizde Rusya ile ilişkinin Türkiye’nin enerji maliyetlerinin içine ne kadar derinden yerleştiği görülüyor.

Rus petrolünü başka yerden bulabilirsiniz. Dizeli de bulursunuz. Gaz için de alternatif yaratabilirsiniz. Fakat aynı miktarı, aynı vadede, aynı lojistik kolaylıkla ve özellikle aynı fiyata bulabilir misiniz? Mesele burada başlıyor.

Rusya’dan enerji akışında ciddi bir daralma yalnızca benzin istasyonundaki fiyatı yükseltmez. Rafineriden petrokimyaya, elektrik üretiminden ulaştırmaya, gübreden cama, çelikten turizme kadar maliyet zincirinin tamamına yayılır. Türkiye gibi enflasyonla mücadele eden ve sanayide rekabet gücünü korumaya çalışan bir ekonomi açısından bunun etkisi küçümsenemez.

İran Gazı Bulunur Ama Maliyeti Ne Olur?

İran tarafı biraz farklı. Türkiye artık İran gazına on yıl önceki ölçüde bağımlı değil. Karadeniz üretimi devreye girdi. Azerbaycan’dan gelen gaz arttı. LNG altyapısı ciddi biçimde genişledi. Silivri ve Tuz Gölü depoları, FSRU’lar ve LNG terminalleri Türkiye’ye geçmişte sahip olmadığı bir esneklik kazandırdı.

Bu yüzden İran gazı tamamen kesilse bile Türkiye’nin karanlıkta kalacağı veya evlerin ısınamayacağı bir senaryoyu gerçekçi bulmuyorum. Gaz bulunur. Ama kaça? Kışın ortasında uluslararası piyasadan LNG kargosu aradığınızda yalnız değilsiniz. Avrupa da orada, Asya da. Navlun var, sigorta var, gazlaştırma maliyeti var; hepsinden önemlisi spot piyasanın zamanlaması var. Boru hattından yıllardır gelen gazın yerine kısa sürede LNG koyduğunuzda ortaya çıkan fiyat farkı ortadan kaybolmaz. BOTAŞ öder, Hazine üstlenir, sanayiciye yansır veya vatandaşın faturasına gider. Sonunda birileri öder.

Korkmamız Gereken Çifte Şok

Benim asıl kaygım İran veya Rusya değil; ikisinin aynı anda sıkışması. İran gazının azaldığı bir dönemde Rus petrolü, petrol ürünleri ve gazı üzerinde de yaptırım baskısı sertleşirse Türkiye küresel enerji piyasasına çok daha büyük bir alıcı olarak çıkmak zorunda kalır. Üstelik herkes Türkiye’ye mal satmaya hazır........

© yetkinreport.com