DÜNYA ENERJİ HARİTASI DEĞİŞİRKEN KARADENİZ
İki yıldan biraz daha uzun süre önce Yeşilgiresun gazetesinin bu köşesinde jeopolitik gelişmeler üzerine yazı yazmaya başlamamın sebeplerinden biri, Karadeniz'in ve başta Giresun olmak üzere liman kentlerimizin kazanacağı öneme dair sarsılmaz inancımdı. Nitekim önce Rusya-Ukrayna ardından 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşlar, kıyısında bulunduğumuz denizlerin ve stratejik deniz geçitlerinin dahası bu deniz geçitleri üzerindeki mutlak hakimiyetimizin önemini her geçen gün bizlere ispatlamakta. 21 Nisan gece saatlerinde bu yazıya nokta koymaya hazırlanırken Washington ve Tahran'dan, müzakerelerin ikinci turu için Pakistan'a gitmeyecekleri haberleri geldi. Ancak her iki tarafın da sağı solu belli olmadığından yazı size ulaşana kadar sürprizler yaşanabilir. Ya da ateşkes için tanınan süre dolmuş olur ve biz savaşın yeni bir evresine tanıklık etmeye başlarız. Ateşkes ve savaşın geleceği tamamen Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ablukasının kalkıp kalkmayacağına odaklanmış durumda. Dahası, İran bu ablukanın kalkmaması ve yeni saldırılara hedef olması halinde yalnızca Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışını kesmekle tehdit etmiyor artık dünyayı. Ortadoğu'nun tamamından yapılan enerji ihracatını hedef almakla tehdit ediyorlar artık uluslararası toplumu.
HÜRMÜZ BOĞAZI BUGÜN AÇILSA ENERJİ KRİZİ BİTER Mİ? Savaşın şu ana kadarki kısmında dahi 34'ü ciddi ve ağır hasarlı olmak üzere Körfez bölgesindeki 84 enerji tesisi vurulmuş durumda. Bu tesislerin üretimlerinin eski seviyesine dönmesi tahminen 2 yıl sürecek. Enerji piyasalarının ihtiyacı günlük 100 milyon varil petrol civarındayken şu anda günlük 13 milyon varillik kayıp yaşanmakta. Doğalgaz tedarikinde ise kayıp 100 milyar metreküpe ulaştı. 20 Nisan Pazartesi günü Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol'un Bloomberg ekonomi kanalında........
