BİR KEZ MÜREKKEP BULAŞTIYSA
Gazetecilikte bir deyim vardır:“Gazetenin mürekkebini yalayan bir daha bırakamaz.”Bir gün merakla kapısından girersiniz. Sonra ömrünüz boyunca o kapının eşiğini zihninizde taşırsınız. Çünkü bir kez mürekkep bulaştıysa, o iz kolay silinmez.Benim hikâyem de böyle başladı.Yıl 1987… Giresun…Bir gazetenin kapısından içeri ilk adımımı attığım günü bugün gibi hatırlıyorum. Zemin kattaki baskı makinelerinin gürültüsü, daracık muhabir odasında yetiştirilmeye çalışılan haberler, kâğıt kokusu ve mürekkep…Muhabir odasında daktilo başında haber yazan Cavit Özdemir Hocam'a çekinerek, “Gazeteci olmak istiyorum” dedim. Uzun cümleler kurulmadı. Haberler Müdürü Avni Öğütcü'ye dönüp sadece şunu söyledi: “ Giresunspor idmanına gönderelim.”O cümle, hayatımın yönü oldu. Elime ajanda verildi, cebime yol parası konuldu. Artık bir meraklı değil, haber peşinde koşan bir çıraktım.Çamurlu sahalarda maç izledim. Yağmur altında not tuttum. Soğuk tribünlerde skor bekledim. Saatlerce tek bilgi için dolaştım. Öğrendim ki gazetecilik masa başında değil, sahada başlar.Sonra yol genişledi. Spor sayfalarından şehir haberlerine, oradan siyasete uzandım. Röportajlar yaptım, köşe yazıları yazdım. Bazen bir esnafın derdi, bazen bir öğrencinin umudu, bazen bir mahallenin........
