menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dev final

16 0
01.06.2026

Hakemin değil futbolcuların ve taktiklerin göz önünde olduğu harika bir futbol maçı izledik. Normal süre beraberlikle tamamlandı. 15’er dakikadan 2 uzatmada da eşitlik bozulmayınca, kupa sahibini belirleme penaltılara kaldı. Arsenal’ın 2 şutu farkla dışarı atılırken, Luis Enrique’nin PSG’si 2 sene üst üste Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olma başarısını göstermiş oldu.

İlk yarı başında tam köşeden adeta iğne deliğinden topu geçirip skoru bulan Arsenal sert ve faullü bir oyun oynadı. PSG’nin penaltıları verilmezken Enrique’nin öğrencilerinde nerdeyse itiraz dahi bulunmadı. Ancak ikinci yarı Arsenal kart görme pahasına, pozisyonlarda resmen hakem üstüne yürüdü. Ki PSG'nin kazandığı penaltı (Mosquera'nın Kvaratskhelia'ya net teması) ile skoru eşitledi. Arsenal'in uzatmalardaki Madueke-Mendes pozisyonunda ise Arsenal cephesi çıldırdı. Rice ve Arteta kart gördü. VAR incelemesinde de bir müdahale görülmedi ve devam etti maç.

Arteta'nın planı ilk 60 dakika çalıştı. Havertz'in erken golünden sonra Arsenal topu PSG'ye bıraktı. İstatistiklere göre Arsenal'in topa sahip olma oranı yaklaşık % civarına kadar düştü. Bu bir final için inanılmaz düşük bir rakam. Ama bilinçli tercihti. Amaç; merkezde blokları sıkıştırmak, Dembélé'nin derine gelip oyun kurmasını engellemek, PSG'yi kanatlara yönlendirmek, Geçişlerde Havertz ve Saka ile çıkmak.

İlk yarıda PSG topa sahip olsa da çok temiz pozisyon üretemedi. Maçın kırıldığı yer ise Arsenal'in fiziksel düşüşü oldu. 60'tan sonra; PSG'nin pas temposu arttı, Doué ve Kvaratskhelia bire birleri kazanmaya başladı, Arsenal orta sahası sürekli geri koşmaya başladı. Sonunda Mosquera'nın Kvaratskhelia müdahalesi geldi ve PSG eşitliği buldu.

Luis Enrique'nin PSG'si final boyunca kendi oyununu oynadı ve üstünlüğü bırakmadı. Oyunu yöneten takım gibiydi. Top, saha yerleşimi ve baskı sürekliliği PSG tarafındaydı. Arsenal savunma disiplini sayesinde ayakta kaldı. Zaten birçok futbol sever de Arsenal'in savunma direnci özellikle övüyor. 120 dakikaya baktığımızda PSG daha fazla top oynayan, daha fazla baskı kuran, oyunu daha çok kontrol eden taraftı. Arsenal ise mükemmele yakın savunma yapan ama topu hiç tutamadığı için final boyunca ip üstünde yürüyen oldu. Böyle maçlarda bir hata veya bir hakem kararı bütün hikâyeyi değiştirebiliyor.

Sonuç olarak PSG kupayı "çalacak" kadar şanslı değildi, ama Arsenal de kupayı "hak edecek kadar" oyunu kontrol edemedi. Final tam olarak iki takım........

© Yeniçağ