menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur şoku ve reel sektör vatandaşa patlayacak

28 0
30.03.2026

Kur şoku, özellikle reel sektör ve vatandaş için korku tüneli haline geldi.

TCMB verilerine göre reel sektörün net döviz açığı 197,6 milyar dolarla rekor seviyesine gelmiş durumda. Bu, son 7,5 yılın en yüksek seviyesi.

Yani şirketlerin önemli bir bölümü dövizle borçlu ve bu borç olası bir şokta kâbus halini alacak.

Bu arada aynı dönemde döviz yükümlülükleri 8,6 milyar dolar artarken, döviz varlıklarında gerileme devam ediyor.

Bu bile tek başına dengenin hangi yönde bozulduğunu anlatıyor.

Bu tabloya bir de makro cepheyi ekleyelim. Kısa vadeli dış borç stoku 173,4 milyar dolar. Önümüzdeki 12 ayda çevrilmesi gereken, vadesine bakılmaksızın ödenmesi gereken kısa vadeli dış borç ise 239 milyar dolar.

Buna karşılık swap hariç net rezervler yalnızca 54,3 milyar dolar seviyesinde.

Yani sistemin döviz yükümlülükleri ile döviz tamponu arasında ciddi bir makas var.

Anlayacağınız finansal akımlar tarafında da ekonomi alarm veriyor. 13 Mart haftasında, sadece bir haftada tahvillerden 2,9 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Carry trade tarafında ise son dönemde 12 milyar doları aşan çözülme söz konusu.

Bu rakamlar, kısa vadeli sermayenin yön değiştirmeye başladığını açıkça gösteriyor.

Bu veriler ışığında olası bir kur şokunun reel sektöre etkisini anlamak için müneccim olmaya gerek yok.

Bu tabloda kur şoku, döviz açığı yani döviz borcu olan şirketler için sadece bir maliyet artışı değil, aslında doğrudan bilanço şoku riski.

Şöyle söyleyeyim; döviz cinsinden borçlar, kur yükseldikçe TL bazında şişer. Örneğin yüzde 30’luk bir kur artışı, 100 milyon dolarlık borcu olan bir şirketin yükünü TL bazında bir anda yüzde 30 büyütür.

Gelirler aynı hızda artmadığı için özkaynak erir, finansman sistemi hızla bozulur. Şirket durup dururken zarar yazmaya başlar.

Asıl sorun burada da bitmez.

Türkiye gibi üretimde ithal girdiye bağımlı bir ekonomide kur artışı demek maliyet şoku demektir.

Hammadde, ara malı ve enerji fiyatları yükselir.

Şirket bu maliyetleri satış fiyatına yansıtmaya kalksa, bu kez talep düşer. Yok yansıtmayacak olsa, kâr marjı erir.

Her iki durumda da nakit akışı zayıflar.

Ekonomi dünyasında kural........

© Yeniçağ