Yaban Mersini modası bana Mercimek Felaketini hatırlattı
Son dönemde Türkiye'de sessiz sedasız ama çok büyük bir tarımsal dönüşüm yaşanıyor.
Bunun adı yaban mersini.
Birkaç yıl öncesine kadar yalnızca sınırlı sayıda üreticinin yetiştirdiği, market raflarında zor bulunan ve büyük ölçüde ithal edilen bu meyve, bugün adeta yatırımcıların yeni gözdesi haline geldi.
Bunda sosyal medyanın payı yadsınamaz.
Fenomenler, doktorlar, eczacılar ve beslenme uzmanları neredeyse her gün yaban mersininin faydalarını anlatıyor. Antioksidan deposu olduğu, bağışıklığı güçlendirdiği, yaşlanmayı geciktirdiği, kalp ve beyin sağlığına katkı sunduğu dile getiriliyor. Bilimsel çalışmaların desteklediği yönleri elbette var. Ancak sosyal medya, bu ürünü adeta "mucize meyve" konumuna taşıdı.
Ardından üretim yarışı başladı.
Bugün Karadeniz'den Ege'ye, Marmara'dan Akdeniz'e kadar Türkiye'nin dört bir yanında yeni yaban mersini bahçeleri kuruluyor. Hatta bazı Türk şirketleri işi Türkiye sınırlarının dışına taşıdı; Balkanlar'da ve farklı ülkelerde üretime başladılar.
İşin ilginç tarafı ise artık sadece üretim değil, üretimin tanıtımı da yarışa dönüşmüş durumda.
Geçtiğimiz hafta Yalova merkezli agritech girişimi Alova Farm, gazetecileri yaban mersini bahçelerinde ağırladı. Bir ay önce Borsa İstanbul'da işlem gören başka bir şirket benzer bir organizasyon düzenlemişti. Edindiğim bilgilere göre önümüzdeki günlerde yine başka bir şirket medya mensuplarını bahçelerini........
