Hakan Aran kimdir?
Bazı insanların görevleri vardır.
Bazı insanların ise görev yaptıkları kurumlarda bıraktıkları iz vardır.
Hakan Aran, benim için ikinci grupta.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın görevinden ayrılarak, yine İş Bankası Grubu’nun en stratejik şirketlerinden Şişecam’ın yönetimine geçmesi, sadece bir koltuk değişikliği değil.
Bir dönemin kapanışı. Ama daha önemlisi, bir insanın arkasında bıraktığı izlerin konuşulacağı bir dönem.
Şurada doğdu, burada okudu, şu tarihte İş Bankası’na girdi diye anlatmayacağım. Bunları zaten bilmek isteyen birkaç dakikada bulur.Ben başka bir Hakan Aran’dan söz etmek istiyorum.
İnsan olan Hakan Aran’dan...
Çünkü bugün Hakan Aran denildiğinde sadece İş Bankası’nın 17. Genel Müdürü akla gelmeyecek.
İş Bankası'nın binlerce çalışanı için, bankacılık sektörü için, hatta onu yakından tanıyan gazeteciler için başka bir karşılığı olacak.
“İnsan gibi insandı” denilecek.
“Dürüsttü” denilecek.
“Doğru bildiğini söylemekten çekinmezdi” denilecek.
“Çalışanını düşünürdü” denilecek.
Ve belki de en önemlisi...
“Genel müdürdü ama kendisini çalışanından farklı bir yerde görmezdi” denilecek.
İşte bence Hakan Aran’ı anlatan asıl cümle budur. Çünkü büyük kurumların başında olmak kolay değildir. Hele Türkiye’nin en köklü finans kurumlarından birinin genel müdürü olmak hiç kolay değildir.İş Bankası gibi yüz yıllık bir kurumun başında oturuyorsanız, sadece bilanço yönetmezsiniz.
Bir kültürü yönetirsiniz. Bir geleneği taşırsınız. On binlerce insanın hayatına dokunursunuz.
Ve aldığınız her karar, sadece rakamlara değil, insanların hayatlarına da yansır.
Hakan Aran’ın en önemli özelliklerinden biri de burada ortaya çıktı. Çalışanı sadece insan kaynakları tablolarındaki bir sayı olarak görmedi. Özlük haklarından çalışma koşullarına kadar çalışanların daha iyi şartlarda çalışması için uğraştı.
Bunu yaparken de yöneticilik makamının arkasına saklanan bir isim olmadı.
Çalışanıyla konuştu.........
