Fon piyasasında sis dağılıyor, şimdi herkes ne yaptığını gösterecek
Fon piyasasında son günlerde ortalık tam anlamıyla toz duman.
Taban serileri, hızlı para çıkışları, yatırımcıların tedirginliği ve ortamı sakinleştirmek için peş peşe gönderilen KAP açıklamaları... Ancak bu açıklamaların bir kısmına bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Gerçekten yatırımcıyı bilgilendirmek için mi yazıldı, yoksa “merak etmeyin, buradayız” demekten başka bir anlamı olmayan, piyasayı yatıştırmaya yönelik metinler mi?
Çünkü bazı KAP açıklamalarının içi gerçekten boş.
Asıl mesele ise bugün ortaya çıkmış değil. Fon piyasasında uzun zamandır büyüyen, herkesin gördüğü ama yüksek sesle konuşmak istemediği bir sorun vardı. Açık söylemek gerekirse, bazı alanlarda bir balon oluşmuştu. Bu balonun sonsuza kadar şişmeye devam etmesi mümkün değildi.
Sermaye Piyasası Kurulu bu konuda geç kaldı mı?
Bence evet. Hem de tartışmaya gerek bırakmayacak kadar geç kaldı.
Ancak SPK'nın sonrasında izlediği yöntem, en azından piyasanın tamamen duvara toslamasını engelleyecek bir yöntem oldu. Balona iğneyi bir anda batırıp büyük bir patlamaya neden olmak yerine, havasını yavaş yavaş indirmeyi tercih etti. Uyum süreci başlatıldı. Portföy yönetim şirketlerine, kendi yapılarına ve yönettikleri fonlara çeki düzen vermeleri için zaman tanındı.
Bu tercih doğru muydu, yanlış mıydı, bunu zaman gösterecek. Ancak bir gerçek var: Bir gecede sert bir müdahale yapılması halinde bugün konuştuğumuz sorunların çok daha büyük bir piyasa krizine dönüşme ihtimali vardı.
Şimdi ise herkes için bir sınav zamanı.
Bu süreçte dikkat çeken bir başka nokta da fon tartışmasının aslında tüm sektöre yayılmamış olması. Bugün kamuoyunda yapılan tartışmaların önemli bölümü iki-üç fon ve onların........
