Devalüasyon olacak mı?
Türkiye’de bazı korkular nesilden nesile miras kalır. Deprem korkusu gibi… Darbe korkusu gibi… Ve bir de devalüasyon korkusu vardır.
Bu ülkede dolar sadece bir para birimi değildir. Aynı zamanda hafızadır. Korkudur. Yoksullaşma hissidir. Bir gecede fakirleşmenin adıdır.
Bugün 30 yaşındaki bir genç bile 1970’lerdeki yağ kuyruklarını, tüp gaz sıralarını, bulunamayan kahveyi siyasi tartışmalarda örnek verebiliyor. Çünkü Türkiye’de ekonomik travmalar sadece yaşayanların değil, anlatılanların da hafızasına kazınır.
Kıbrıs Harekâtı sonrası yaşanan dönem bunun en büyük örneklerinden biridir. Aslında doğrudan “gıda ambargosu” yoktu. Market raflarını boşaltan şey, Türkiye’nin ithalat yapacak döviz bulamamasıydı. Döviz kıtlığı öyle bir noktaya geldi ki petrol, akaryakıt, tüp gaz, kahve, margarin gibi ürünler piyasada bulunamaz hale geldi. İnsanlar saatlerce kuyruk bekledi.
Türkiye o gün şunu öğrendi: Döviz yoksa hayat durur.
İşte o gün başlayan travma hâlâ bitmedi. Çünkü bu toplum sadece enflasyon yaşamadı. Defalarca kur şoku yaşadı. Defalarca bir gecede fakirleşti.
1979’da peş peşe yapılan devalüasyonlarla dolar kontrolden çıktı. 1980’de........
