TikTok’ta Kasaya Giden Yol Y Kuşağından Geçiyor
Uzun süre boyunca TikTok denince akla tek bir kalabalık geldi. Ergenler, üniversiteliler, bitmeyen dans akımları, iki saniyelik şakalar, hızla tüketilen videolar.
Pazarlama dünyası da rahat bir ezberin içine yerleşti. Markalar gençleri yakalamak istiyorsa kapıyı TikTok’ta çalacaktı; kartını çıkaracak kitle içinse rota başka mecralara çevrilecekti. Meğer tablo epey farklıymış.
2025 tarihli Edison Research verileri o eski fotoğrafın kenarından yeni bir kadraj açıyor.
TikTok’ta 25-44 yaş aralığındaki kullanıcıların yüzde 54’ü platformda gördüğü ya da duyduğu bir ürünü gidip araştırıyor.
Rapora göre insanlar oraya vakit öldürmeye girmiyor; vitrin gezer gibi dolaşıyor, fikir topluyor, kararını yavaş yavaş olgunlaştırıyor.
Daha çarpıcısı var. Y kuşağının yüzde 43’ü son üç ay içinde uygulama içi mağazalardan alışveriş yapmış. Bir dönem gençlerin oyuncağı muamelesi gören mecra, orta yaş eşiğine dayanan kalabalığın alışveriş koridoruna dönüşmüş durumda.
Y kuşağı ekranla büyüyen ilk kuşak sayılır. Forumları gördü, blog çağını yaşadı, Facebook’un ilk günlerini izledi, Instagram’ın filtreli vitrinine alıştı, YouTube’dan inceleme videosu izlemeyi öğrendi.
Dijital güven inşa etmeyi yıllar içinde sindire sindire yaptı. TikTok’a geldiklerinde ellerinde çocukça bir heves yoktu; aksine ciddi bir tüketici refleksi vardı. Ne alacağını, neden alacağını, neye para vereceğini tartan bir kuşaktan söz ediyoruz.
TikTok’un satış gücü de tam burada öne çıkıyor. Platform katalog mantığıyla çalışmıyor. Ürünü dümdüz rafın üstüne koymuyor; hayatın akışına karıştırıyor.
Bir serum, bir tava, bir spor ayakkabı ya da bir kahve makinesi karşına reklâm panosundan çıkmıyor; birinin sabah rutininin, ev dağınıklığının, annelik telaşının, taşınma hengâmesinin içine sızıyor.
Y kuşağına hitap eden taraf da tam orası. O........
