menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Binde birin değeri

31 0
16.09.2026

24 Temmuz 2026'da Sayın Özgür Özel ve CHP'den ayrılan 90 milletvekilinin “Yeni Parti” adıyla bir siyasi parti kurmasının ardından başlayan tartışma, kısa süre içerisinde partinin isminden daha büyük bir meselenin kapısını araladı. Daha önce “Yenilik Partisi” adıyla kurulmuş bir siyasi partinin itirazı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın “parti adını değiştirin” yönündeki uyarısı, Türkiye'de siyasi parti kurma ve siyasi örgütlenme mevzuatının yeniden tartışılması gerektiğini de hatırlattı.

Aslında üzerinde durmamız gereken konu, “Yeni Parti” isminin değiştirilip değiştirilmeyeceğinden çok daha geniş.

Türkiye'de siyasi parti kurmak neden bu kadar kolay ve daha önemlisi, çok küçük bir oy oranına sahip siyasi yapılar neden yeni siyasal sistem içerisinde olduğundan çok daha büyük bir siyasi ağırlık kazanabiliyor?

Bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında 189 siyasi parti bulunuyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun 2026/159 sayılı kararına göre ise seçimlere katılma yeterliliğine sahip siyasi parti sayısı 41.

Bu rakamların kendisi tek başına bir problem değildir. Demokrasi, farklı fikirlerin örgütlenebilmesini gerektirir. Ancak mesele, siyasi parti sayısının fazlalığından ziyade bu partilerin önemli bir bölümünün toplumsal karşılığı ile siyasal sistem içerisinde elde edebildiği ağırlık arasındaki farktır.

14 Mayıs 2023 milletvekili seçimleri bu açıdan oldukça çarpıcı bir örnek ortaya koydu. Seçime katılan 24 siyasi partinin 14'ü binde bir ile binde iki arasında oy aldı. Yani bazı siyasi partilerin ülke genelindeki seçmen desteği, matematiksel olarak binde birler seviyesinde kaldı.

Normal şartlarda bunun siyasal karşılığının da aynı ölçekte olması........

© Yeniçağ