menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Kıbrıs Türkü olarak bunları yazmak zorundayım…

26 0
27.07.2026

Türkiye ne çektiyse Atatürk’ün temel ilklerinden uzaklaşıp, emperyalistlerin yönlendirmesi ve şekillenmesine izin veren dış politikamızdan çekti ve hala da çekmektedir. “Tam bağımsızlık” politikası mevcut AKP iktidarının ve ondan ayrılan ve sonradan kurulan “yavru particiklerin” tıpkı AKP gibi asla benimsemediği bir ilke olarak karşımızda duruyor. Özellikle de bu “yavru particikler” AKP’nin çatısı altında onlara tanınan muazzam mevki ve saltanat imkânları egolarını o kadar şişirmiş olmalı AKP’den yıllar önce ayrılmış olmalarına rağmen gerçeklerin öyle olmadığı ile hala yüzleşemediler. Geçen hafta Türkiye’nin “Türkiyeli medyası” büyük bir keyifle sadece CHP’nin bölünmesi ve NETFLİKS ile Yeni Rakı logosunu andıran kırmızı liberallerden oluşan Yeni Parti gibi bir “ortaya karışık” partinin sonunda kurulmasına sadece gündemde kalmasına izin verdi. Ancak haftanın son gününde, yani 24 Temmuz tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, kırmızı liberaller parti kurmakla meşgulken, onların ideolojik kardeşi olan yeşil liberaller olan YENİ YOL PARTİSİ de boş durmayıp TBMM’ye skandal bir önerge vererek damgasını vurdu. Saadet, Gelecek ve Deva partilerinden oluşan bu yeşil liberaller, Yeni Yol Partisinin Grubu altında TBMM Genel Kurulunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ismi değişmesi için hadsizce önerge verdi. Parti yetkilisi verilen önergeyi izah ederken “KKTC'nin adının; "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesi, Adanın tamamında söz hakkı sahibiysek, hidrokarbon yataklarının tamamında Kuzey Kıbrıs Türk halkının da hakkı varsa bundan sonra adanın 'kuzey'i, 'güney'i yoktur, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bu yola devam edilmelidir." diyerek KKTC’nin adının değişmesini önerdi. Pardon da bir avuç emperyalist hayranı, liberal milletvekili, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni,........

© Yeniçağ