Bahçeli’nin verdiği sinyal
“Acele işe şeytan karışır” derler…
Sizce Devlet Bahçeli bu atasözümüzü yeni duymuş olabilir mi? Elbette olamaz… O zaman neden yeni duymuşçasına sinyal veren bir çıkış yaptı? Yoksa acele açılıma da mı şeytan karışır? Hangi çıkış, hangi sinyal mi?
Bahçeli’nin son grup toplantısında verdiği ve Orta Doğu’daki savaş, İBB davası, Özgür Özel ile Akın Gürlek arasındaki tapu polemiğinin yansımaları arasında dikkatlerden kaçan sinyalden bahsediyorum…
Yeni açılım sürecinde bugüne kadar sergilediği sürükleyici rolünün aksi yönünde bir çıkış yaptı Bahçeli. Üstüne basa basa, "Süreci boğmanın aceleye getirmenin alemi yok, yola çıktık, inşallah varacağız, hedef koyduk inşallah ulaşacağız.” dedi…
Oysa Erdoğan iktidarı “Terörsüz Türkiye” adı ile pazarlanan sürecin başından beri itidalli bir yaklaşım gösterdi. Trump’ın İran savaşında uyguladığı “bilinçli belirsizlik” yaratma taktiğine benzer bir strateji izledi ve izliyor.
İttifak ortağının bu eğilimine karşılık Bahçeli ise hep aceleci taraftı. “Umut hakkı,” ve “Biri Kürt biri Alevi iki Cumhurbaşkanı Yardımcısı olsun”, ve “Öcalan’a statü verilsin” gibi somut öneriler de Bahçeli’den geldi hep…
İktidar ile Bahçeli’nin sürecin hızı konusunda uyumsuzluğunun en çarpıcı ve yakın örneği olarak şunu hatırlatabilirim; 12 Aralık 2025’te Bahçeli ile Pervin Buldan bir araya gelmiş, görüşme sonrasında Buldan, ikinci aşamaya geçildiğini belirterek “barış yasası” çağrısı yapmıştı. Bahçeli ise Buldan’ın açıklamaları için “Her cümlesine imzamı atıyorum” demişti. Bahçeli, bu ifadesi ile sürecin ikinci aşamasının da startını vermişti.
Ancak 19 Aralık 2025’te AKP’nin açılım komisyonuna sunduğu rapordaki bir bölüm, Bahçeli’ye direkt reddiye yapar niteliğindeydi. Söz konusu bölümde "Terör örgütünün silah bırakmasının, kendisini tasfiye ettiğinin, varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesi, sürecin en önemli noktasıdır. Bu an, sadece sahada bir fiil değişikliğinin kaydı değil, aynı zamanda hukuki işlemler için bir başlangıçtır. Bu tespit ve teyit olmadan hiçbir ileri aşamaya geçilmemelidir." deniliyordu…
Yani AKP’nin raporunda terör örgütü PKK’nın silah bırakmadığı, varlığını sona erdirmediği........
