menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mehmet Şimşek neden çözemedi? (I)

59 0
previous day

Ekonomi yönetimi Haziran 2023 te göreve başladı. Aradan 2 sene 9 ay geçti. MB bankası başkanı değişti. Mehmet Şimşek devam ediyor. Ancak Aynı zamanda enflasyon kronikleşti. Pahalılık arttı. Cari açık arttı. Gelir dağılımı daha çok bozuldu. İş aramayan ve iş aramaktan morali bozulanlar arrtı, yani fiili işsizlik sorununu çözülemedi.

Şimdi de son aylarda sanayi sektörü de zora girdi. Reel sektör güven endeksleri düştü. OECD Türkiye’de ekonomik istikrar sorununun ancak dört yıl sonra düzeleceğini rapor ediyor.

Mehmet Şimşek, 4 Haziran 2023'te göreve başlarken Türkiye'nin "rasyonel bir zemine dönme dışında seçeneği kalmadığını" ve Bundan sonra Yerli ve yabancı yatırımcılara güven vererek, küresel normlara uygun, kurala dayalı bir politika çerçevesi çizmek gerektiğini söyledi.

Rasyonel politikanın anlamı?

İktisatta teknik anlamda rasyonel politika, belirli hedefleri, bilgi ve kısıtlar altında en iyi biçimde gerçekleştirmeye çalışan, iç tutarlı ve teşviklerle uyumlu politika seçimidir.

Uygulamada teknik anlamda rasyonel politika yoktur.

Mali disiplin sağlanamadı

Devlette mali disiplin muhasebe anlamında gelir -gider eşitliği değildir. Daha çok, kamu harcamalarının ülkenin kalkınmasında etkin ve rasyonel kullanılması demektir. Harcamaların etkin ve verimli olması için, kamu harcamalarının vergiler yoluyla özel sektörde yaratacağı daralma ve maliyetten daha fazla sosyal fayda yaratması gerekir.

2026 Bütçe de yatırımların payı yüzde 6,4’tür. Bu mevcut kamu yatırımlarının amortismanına yetmez. Dahası kamu -özel yatırımları nedeni ile gerek 2026 ve gerekse gelecek bütçeler de ipotek altındadır.

Yatırım Harcamaları ile devletin bir yılda satın alacağı mal ve hizmetlerin bütçe içindeki payı yüzde 6,1’dir. Yatırımların payı yüzde 6,4’tür. Faizin payı ise yüzde 13,4’tür. Yani yatırımlar ve reel harcamaların toplamı yüzde 12,5, yüzde 13,5 olan faiz giderlerinden daha düşüktür. Bu veriler bu bütçe rasyonel politika aracı değildir.

Ocak- Mart Bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre; yüzde 66,4 arttı, giderler ise yüzde 42 oranında arttı. Hala bütçe açığı yüksektir.

Kaldı ki, vergilerin artmasının özel sektör üzerinde, daraltıcı etkileri vardır. Kamu harcamalarının etkin kullanılması ve sosyal faydasının vergiden doğan özel sektör kayıplarından daha yüksek olması gerekir. Devlette lüks ve şatafat önlenmezse, kamu harcamalarında etkinlik ve toplam fayda maksimizasyonu sağlanamaz.

Türkiye de bu durumda verginin ortaya çıkardığı olumsuz etkilerin ekonomi üzerindeki yükü, mükelleflerin yaptıkları vergi ödemesini aşıyor. Yani vergide aşırı bir yük var demektir.

(Pazar günü devam edecek)


© Yeniçağ