Türk Halk Kültürü’nünderinliklerine yolculuk
Türk kültür hayatına kazandırdığı halk bilimi eserlerini gördükçe, “Keşke onun gibi milletimizin değerlerini kayıt altına alan daha çok araştırmacımız olsa” dediğimiz Dr. Mehmet Yardımcı durmak bilmiyor. Yıllardır gazetemizde kültür sanata dair yazılarını severek okuduğunuz yazarlarımızdan Dr. Mehmet Yardımcı, önceki yıl ilk cildi yayımlanan “Kültürümüzün Derinliklerinden Yansımalar” adlı önemli eserinin 2. cildini de okurlarıyla buluşturdu. Bugünlerde 80 yaşında ve 60 yıllık sanat ve edebiyat hayatını ardında bırakmış olan Dr. Mehmet Yardımcı’nın kültürümüze kazandırdığı kitap sayısı böylelikle 55’e ulaşmış oldu.
Geleneksel kültürü ülkenin tapu senedi olarak gören Dr. Mehmet Yardımcı bu çalışmasıyla da gelecek nesillere kültürel geçmişimizi unutturmayacak bir esere imza atmış. Çok ilginç konu başlıklarına yer verilen 2. cildin dikkat çeken bir bölümü de Türk Halk Bilimi’ne emek vermiş önde gelen kültür adamlarımıza ayrılan bölüm. Dr. Mehmet Yardımcı, çalışmasının 2. Cildinde bu değerli insanların sadece bir kısmına yer verebildiğinin altını çizip, diğerlerine de şimdiden hazırlık çalışmalarını yaptığı 3. Ciltte imkanlar ölçüsünde yer vereceğini belirtirken takdire şayan bir vefa örneği sergiliyor.
“Türk Halk Kültürüne Emek Verenler” bölümünde ilk bakışta Prof. Dr. Pertev Naili Boratav, Prof. Dr. Şükrü Elçin, Eflatun Cem Güney, Cahit Öztelli, İbrahim Aslanoğlu, Prof. Dr. İlhan Başgöz, Prof. Tuncer Gülensoy, Prof. Dr.Osman Nedim Tuna, Prof. Dr. Umay Günay, Prof. Dr. Saim Sakaoğlu ve Prof. Dr. Öcal Oğuz gibi isimler dikkat çekiyor. Bu bölümde ayrıca Türk halk türkülerinin zirve ustaları Neşet Ertaş, Davut Sularî, Musa Eroğlu, Hüseyin Çırakman ve Âşık Veysel gibi isimlere de yer veriliyor.
Kitaptaki önemli konu başlıklarından bazıları şöyle:
* İstiklal Marşı’nın Kabulü,
* Osmanlı’da Redif Taburları,
* Atatürk’ün En Sevdiği Marşın Yazılış Öyküsü,
* Geleneksel Kültürümüzde Dağ ve Kutsal Dağ Kültü,
* Geleneksel Kültürümüzde Mendil,
* Türk Mitolojisinde Güneş ve Ay Kültü,
* Türk Kültüründe Horoz,
* Köylerin Aydınlanma Işığı Köy Enstitüleri,
* Kırım Türklerinin Sürgünü,
* Ahmet Yesevi Hikmetleri’nin Anadolu Aşıklarına Etkisi,
* Geleneksel Kültürümüzde Gönül,
* Balkanların Türkçe Hafızası,
* Türk Kültüründe ve Şairlerin Dilinde Tuna Nehri,
* Türk Kültüründe Turna ve Zile’de Turna Efsanesi
Türkiye’de Türkçülük ve milliyetçilik konusunun adeta seyir defteri niteliğindeki önemli bir çalışma Ötüken Neşriyat tarafından okura sunuldu. Prof. Dr. Ramazan Erhan Güllü’nün
“Türkiye’de Türkçülük ve Milliyetçilik” adlı kapsamlı çalışması, bu alandaki büyük boşluğu dolduracak önemli bir kaynak eser. 1923-1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma; aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken, farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük/milliyetçilik çalışmalarına odaklanıyor.
Üç ciltlik serinin Tek Parti Dönemi’ni kapsayan 1923-1945 yılları arasındaki süreçte; bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken; diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışlarının gelişmesine dikkat çekiliyor.
Prof. Dr. Ramazan Erhan Güllü’nün çalışmasında, tüm bu anlayışlar karşılaştırmalı olarak ele alınıp; aralarındaki geçişkenlikler, benzerlikler ve ayrılıklar ortaya konuluyor:
“Türkçülük ve Türk milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı. Türkçülük/Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri, resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar. Kavramların kullanımı, Türkiye’de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı. İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları, Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti.
Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük; Türklüğün kadim tarihini, Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal, ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı. Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen, Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen, daha çok Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı.”
