Mamak cehenneminden tarihe düşülen notlar
İşkence en büyük insanlık suçu sayılmasına rağmen dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile çoğu zaman önlenemez bir vahşet olarak toplumların gündeminde yer bulur. Ne kadar lanetlenip kınansa da, kitlesel protestolara konu olsa da önüne geçilemeyen bu insanlık suçuna belli dönemlerde ülkemiz insanı da fazlasıyla maruz kalmıştır. 12 Eylül 1980’deki askeri müdahalenin ardından sağ-sol ayrımı gözetilmeden binlerce vatandaşımızın işkenceden geçirildiği artık ispata gerek duyulmayan tarihi bir gerçektir.
Milliyetçi cenahın araştırmacı yazarlarından Recep Küçükizsiz yeni kitabı “Askerlerin Anlatımı ile Mamak’ta İşkence”de tarihe not düşüyor. Küçükizsiz, bu çalışmasında Mamak Askeri Cezaevi’ni odak noktası olarak alma gerekçesini şöyle açıklıyor:
“27 Mayıs 1960’tan beri Türk siyasi hayatında çok önemli bir yeri olan ve askeri darbe dönemleriyle özdeşleşen Mamak Askeri Cezaevi, her karanlık devirde insanlık onurunun çiğnendiği, insanlık dışı uygulamaların yapıldığı bir işkence ve zulüm merkezi olmuştur. Onlarca siyasi tutuklunun öldüğü/öldürüldüğü, fiziken ve psikolojik olarak on binlercesinin sakat edildiği; mağdurları hala aramızda yaşayan, her yerinden kan, irin ve vahşet fışkıran bu cezaevi ile ilgili bugüne kadar pek araştırma/çalışmanın yapılmamış; yazılanların da birkaç anı, birkaç inceleme, birkaç roman ve niteliksiz birkaç filmden ibaret olması........
