menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hikmet ve hakikat

20 0
13.03.2026

Hikmeti yüklenmiş, emaneti üstlenmiş bir iradenin ve aklın; yeniden, her an ve her dakika yenilenerek hayatiyet kazanması önemlidir. Bugün hakikat şudur ki; dijital seslerin ve yapay kelimelerin arasında neredeyse işitilemez hâle gelmişken, şiirin işlevi, yeniden şiirin konuşması elzemdir. Elbette her şiir zaten şiir değildir. Yalnızca yüreğini arıtmış, kelimelerini kalbinden seçmiş, secdeyle derinleşmiş bir şiirin hayata dokunmasından bahsediyoruz. Yürekten gelmeyenin, kuşkunuz olmasın ki dilden geldiği aşikârdır. Dilden dökülenler kalbe inmiyorsa, oradan bir eğitim almıyor, terbiye görmüyorsa ne o sözün, ne o kelamın ne de o şiirin bir anlamı olur. Söz etkisini, tılsımını dudaklardan dökülmeden kaybeder.

Şiir yalnızca sanat değildir. Aynı zamanda bir duruşu, bir inanışı ve bir kavlükararı gösterir. Mantığın evrensel diliyle kültürün milli dokusunu buluşturan şiir anlayışımız; edebî ifadelerin ötesindedir. Medeniyetin yeniden inşası için bir diriliş çağrısı üstlenmiştir. Nakış nakış kelimelere yüklenmiş olan anlam yüceliği, tevhidin asli anlamını kavrayarak gerçekleşir. Tevhidi anlam; bütünüyle varlık sebebinin sırrını anlamış, kim olduğunun idrakine ermiş, teslimiyet içinde hakikat denizinde boyanmış ve mevcudiyetinin sebep-sonuç ilişkilerinde gözünü kırpmaksızın "Bir" olan Allah’ta mukim kılmıştır. Bu yüzden şiirin hikmet oluşu, hem bireyin hem toplumun şahsiyetini inşa eder. Şiir düşündürür, sarsar, uyandırır ve tefekkür edilme fırsatları verir.

Doğru olanı söylemek, yalanı söylemekten zor olsa da insan ve insanlık için doğru olan her zaman doğrudur. Doğru, en ince damarlardan sızarak karakter oluşturur. Yalan ise yağmurlu güneş gibi geçici bir serap bırakır; gerisi çer çöpten ibarettir. Yalan alkış toplar ama korkaklık üretir. Hakikat yalnız bırakır ama şahsiyet doğurur. Bugün bize sadece estetik değil, hakikatin estetik sesi lazımdır. Bu ses, ne kuru bir didaktizme saplanmalı ne de sadece duyguların peşinden sürüklenmelidir. O ses; hikmetle yoğrulmuş, şiirle söylenmiş ve adaletle tartılmış bir sestir. Hakkı söyler, hakkı haykırır, adalete bağlı kalır ve hakikatin dışında hiçbir şeyi benimsemez. Ancak böyle bir ses, insanı ve insanlığı ihya edebilir. Bu ses tevhidi anlayışın sesidir. Şiir, hakikatin secdeye vardığı yerdir.

Her söz, içinde bir çekirdek taşır. O çekirdek ya hakikatin bir filizini verir ya da yalanın dikenini büyütür. Hayra koşanın üstünde tozlar; ellerinde ve ayaklarında elbette dikenler, pıtraklar bulunur. Kuşku yok ki yolculuk emaresi yorgunluğu, susamışlığı,........

© YeniBirlik