menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

5 0
latest

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel bir momenttir. İçinden geçtiğimiz dönem de böylesi tarihsel bir karakter taşımaktadır. Bugün yalnızca Kürt halkı açısından değil, Türkiye, Ortadoğu ve bölgesel siyasal dengeler bakımından da yeni bir tarihsel moment yaşanmaktadır. Bu moment, cumhuriyetin yüz yıllık siyasal paradigmasının yeniden tartışmaya açıldığı yapısal bir dönüşümün başlangıcı olma potansiyelini taşımaktadır.

Cumhuriyetin ilk yüzyılı, farklı halkların, inançların ve kimliklerin demokratik birlikteliği temelinde değil; tek dil, tek kimlik, tek mezhep anlayışını esas alan ulus-devlet modelinin kurumsallaştırılması üzerinden şekillendi. Devletin ideolojik aygıtları, eğitim sistemi, hukuk mekanizmaları ve bürokratik yapısı bu tekçi paradigma doğrultusunda yeniden üretildi. Kürtler, Aleviler ve diğer toplumsal kesimler uzun yıllar inkâr, asimilasyon ve baskı politikalarının hedefi haline getirildi.

Özellikle son yarım yüzyılda güvenlik eksenli siyaset, yalnızca silahlı çatışmayı değil; toplumsal yaşamın bütün alanlarını belirleyen bir yönetim biçimine dönüştü. Köy boşaltmaları, zorunlu göçler, ekonomik yıkım, ekolojik tahribat, siyasal alanın daraltılması ve toplumsal hafızanın parçalanması aynı stratejinin farklı görünümleriydi. Bu süreçte toplum üretimden koparıldı; milyonlarca insan yerinden edildi; kentler emek, kültür ve hafızadan arındırılmış denetim mekânlarına dönüştürüldü. Kapitalist modernitenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillenen bu toplumsal yapı, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve siyasal bir çözülme yarattı.

Tam da böylesi bir tarihsel zeminde 27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum”........

© Yeni Yaşam