menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalist ‘yaratıcı yıkım’ ve İran savaşı

43 0
25.04.2026

Savaşlarla kapitalist krizler arasında diyalektik bir ilişki vardır. Bu ilişki bir dolayımı ifade eder ve savaşlar kapitalist krizlerin bir sendromu olarak kendini dışavurur. Yani savaş krizlerin nedeni değil, krizin çözüm yöntemlerinden biridir. Savaş kapitalizmin aşırı birikim sorununa bir yanıttır ve kapitalist işleyişin “doğal” sonucudur. Kapitalizminde savaş bir anomali durumunu ifade etmez, tam tersine kapitalist normalin ve kapitalist kuralın bir parçasıdır.

Savaşların ikili yönelimi vardır: Yıkmak ve yeniden inşa etmek. Yıkmak esastır ve yıkma eylemi, yeniden inşayı ya da birikimin olanaklarını koşullar. Savaşlar sermaye birikiminin önündeki engelleri aşmak, sermayenin değersizleşmesini gerçekleştirmek, imha edilmesini sağlamak, yeni ve karlı pazarlar yaratmak için devreye sokulur. Bu sürecin bütünü yaratıcı yıkım diye tanımlanır. Kapitalist sistemde krizlerin esas kaynağı olan kâr oranlarında düşme eğilimi/yasası iki yöntemle aşılabilir; ya üretim tekniklerinde olağanüstü gelişmelerle sorun aşılır ya da savaşlarla, yani sabit sermayenin yok edilmesiyle, başka bir tanımla yaratıcı yıkımla… Ancak bu süreçlerle kapitalist sistem kendini yeniden üretebilir. Aynı zamanda savaşlar sermayenin tahakküm ve iktidarının restorasyonunu ve yaşamın sermaye tarafından yeniden yönetilmesini sağlar.  I. ve II. Paylaşım Savaşları milyonlarca insanın ölümü yanında bu çıplak gerçekliği ortaya koymuştur. Aktüel olarak bölgesel düzeyde Libya, Irak, Suriye, İran ve Ukrayna’da yaşananlar benzer yönelimleri (yıkım ve yeniden inşa süreçlerini) taşır. Özellikle İran ve Ukrayna Savaşının bir dünya savaşının ön cephesi olarak şekillenmesi önemlidir.  Olası, büyük “yaratıcı........

© Yeni Yaşam