Barış gemisinin dümenindeki militarist
Sinan Cudi’nin Yeni Özgür Politika’da yayınlanan yazısı müzakere sürecinin karşı karşıya olduğu tehlikeyi mükemmel biçimde dile getirmiş. Kaptan gemide fakat dümen başkasında… Bu analoji şu soruyu doğuruyor: Rotası ne? Barış mı savaş mı? Filmi başa saralım: Başkan Öcalan silahlı mücadeleye son verileceğini ve PKK’nin feshedileceğini açıkladığı gün, ben açıklamayı okur okumaz nicedir izlemediğim TV kanallarını “Türkler acaba ‘zaferlerini’ nasıl kutluyor?” merakıyla taramaya başladım. İnanılır gibi değil. Ortada zafer bayramı filan yok. Davullar zurnalar çalmıyor, mehter kös vurup iki ileri bir geri sokakları turlamıyor. Havai fişeklerden de eser yok. Neredeyse magazin haberlerinin gürültüsüne rağmen ülke ölüm sessizliğine bürünmüş sanmaya başladım. Sanmaya başladım ve hemen ardından gülmeye başladım. “Sizi keratalar sizi, dedim, bizim anlayamadığımızı, yenildiğimizin ilanı sandığımızı, Kürt sorununu çözmekten vazgeçtik mi diyerek kaygılarımıza, şüphelerimize neden olan manifestoyu en ebleh sandığım “ankorman” bile anlamış… Demek kafalar çalışmaya başlamış.” Düğmeye bastım, “yas rengine bürünsün” diye ekranları kararttım. Renk Türkiye’nin manzara-i umumiyesine bayağı yakıştı. O günden beri AKP iktidarı ve medyası Türk kamuoyu “sevinmesin, bayram yapmasın, yüzü gülmesin” diye elinden ne gelirse yapıyor. Birileri ansızın ortaya “Öcalan’ı serbest bırakacaklar” diye bir “kulis bilgisi” atıyor, atar atmaz, Türk milletinin gülmeyen yüzü öfkeden kasılıyor, at sırtında değil de suda maratoncu millet olsa İmralı’ya sefer yapacak hale geliyor. Şu sırada “Apo iki katlı villada benim oğlum iki kat toprağın altında” diyen biri ortalığa fırlıyor, anında manşetler köpürüyor, milliyetçi kamuoyu kuduruyor. Aklı başında Türkler “yahu, savaş bitmiş, ‘terör örgütü’ fesholmuş bize neler oluyor?” diye şaşkın. Müzakere süreci muammaya dönüşmüş.
Muamma filan yok. Silahlı savaş bitti, psikolojik savaş sürüyor.
Neden? Psikolojik savaş barışın düşmanı değil mi? Türk halkını “terörist başı” diyerek Öcalan’a karşı kışkırtmak, dağdan inmeye........
