menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokratik dönüşümün anahtarı

9 0
tuesday

Cumhuriyet demokratik dönüşüme uğratılacaksa bu gerçek görülecektir. Kürtler üzerindeki kültürel soykırım politikası yasal, anayasal, yani hukuki olarak terk edilmezse inkâr da asimilasyon da devam eder. Bunun için de baskı politikasına ihtiyaç duyulur ve cumhuriyet demokratikleşmez. Zaten Kürtler yararlanır diye her türlü demokratik adımdan kaçınılmıştır

İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü konulu bir konferans gerçekleştirilecek. Barış ve demokratik toplum sürecinde böyle bir konferansın yapılması anlamlı ve değerlidir.

Türkiye Cumhuriyeti imparatorluk ve saltanatın yerine kuruldu. Padişahlık ve halifelik lağvedilerek cumhuriyet ilan edilmiştir. Bu cumhuriyet bir demokrasi hareketi sonucu kurulmamıştır. Zaten ne anayasa demokratiktir ne de demokratik seçimler olmuştur. Tek partinin olduğu bir yerde demokrasiden söz edilemez. Kendini cumhuriyet ilan eden birçok ülke otoriter bir rejim olmuştur. Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Belçika gibi ülkeler cumhuriyet değildirler ama dünyada en demokratik bilinen ülkelerdir. Bu açıdan halklar için önemli olan cumhuriyet değil, demokrasidir. Kuşkusuz hem demokrasi hem de cumhuriyet olmak halklar için en iyi olandır. Zaten cumhuriyet olmayan krallıkların çoğu semboliktir. Kral ve kraliçenin ülke siyasetini etkileyen bir yetkileri yoktur.

Türkiye, cumhuriyeti erken benimsemiştir. Erkenden cumhuriyet olması demokratikleşme için bir zemin olabilirdi. Ancak imparatorluktaki gelenek, yani birilerinin her kararı alması değişmemiştir. İsimleri padişah ya da halife olmamış, ama cumhurbaşkanı ya da başbakanlar Türkiye’yi bir halife gibi yönetmişlerdir. Bunu yaratan da 1924 anayasası olmuştur. Daha sonrası yapılan anayasalar........

© Yeni Yaşam